Auteur teorisi sinema eleştirisinin en etkili ve en tartışmalı kavramsal çerçevelerinden biridir. Fransız Cahiers du Cinéma çevresinde 1950'lerde şekillenen bu anlayış, yönetmeni filmin birincil yaratıcısı ve filmdeki anlamın birleştirici kaynağı olarak konumlandırır. Bu teorik tutum, stüdyo sistemi içinde çeşitli kısıtlamalar altında çalışan yönetmenlerin bile kendi özgün sinematik dünyalarını inşa edebildiği varsayımına dayanır. Auteur teorisi yönetmen imzasını birkaç katmanda okur. Tematik tekrarlar ilk katmandır: Aynı yönetmenin filmleri boyunca belirli temalar, karakter arketipleri ve ahlaki çatışmalar tekrar eder. Bu tekrarların saptanması, filmlerin birbirinden bağımsız eserler değil tutarlı bir yaratıcı dünya görüşünün tezahürleri olarak okunmasını mümkün kılar. Visual style ikinci katmandır ve aynı zamanda en somut analiz düzeyidir. Kamera hareketleri ve lens seçimleri, renk ve ışık paletinin karakteristikleri, çerçeve içi kompozisyon kararları ve kurgu ritmi: tüm bu unsurlar bir yönetmenin başka filmografileriyle karıştırılamaz kılan sinematik imzayı oluşturur. Auteur teorisi sinema bağlamında, bir yönetmenin filtresiz belirlenebilmesi için bu görsel örüntülerin hem bilinçli seçimler hem bilinçdışı eğilimler olarak ortaya çıkabileceği kabul edilir. Auteur okumada metodolojik zorluk, bir yönetmenin kendisine doğru yüklenen her özelliğin gerçekten onun yaratımı olup olmadığını doğrulayabilme güçlüğünden kaynaklanır. Senaryo yazarı, görüntü yönetmeni, yapımcı ve oyuncuların katkısı, filmin anlamını bölüşen ortak bir yaratım sürecidir; auteur teorisinin eleştirmenleri bu katkıların görmezden gelindiğini öne sürer. Poststrüktüralist eleştiri, özellikle Roland Barthes'ın "yazarın ölümü" tezi, bu konumlandırmayı köklü biçimde sorgulamıştır. Bununla birlikte, auteur teorisi sinema eleştirisi ve sinema tarihi yazımı için pratik bir fayda sunmaya devam etmektedir. Filmografiyi bütünsel bir bağlamda okuma, bir filmdeki kararların diğer filmlerle ilişkilendirilmesi ve aynı yönetmenin dönemler ya da stüdyolar arasındaki değişimini izleme yetkinliği, bu teorinin sağladığı analitik kazanımlardır. Cahiers'den günümüze uzanan çizgide auteur kavramı genişlemiştir: Yalnızca yönetmen değil, bazı bağlamlarda yapımcı, senaryo yazarı ya da sinematografer de auteur pozisyonunda değerlendirilebilir. Bu genişleme teorinin esnekliğini artırmıştır; ancak kavramın analitik keskinliğini de bir ölçüde azaltmıştır.