Uluslararası bir müzik endüstrisi araştırma kuruluşunun yıllık raporuna göre küresel müzik endüstrisi geliri geçen yıl 28 milyar dolara ulaştı. Bu rakam bir önceki yılın 24,1 milyar dolarlık gelirine kıyasla yüzde 16,2'lik artışa karşılık geliyor ve sektörün art arda dördüncü rekor yılını kapandığını gösteriyor. Küresel müzik endüstrisi gelirinin bileşenlerine bakıldığında akışlı yayın aboneliklerinin toplam içindeki payının yüzde 67'ye çıktığı görülüyor; geleneksel fiziksel satışlar ise yüzde 8 ile sınırlı kalıyor. Canlı etkinlik gelirleri, pandemi dönemindeki çöküşten sonra hızlı toparlanmayı sürdürerek toplam içinde yaklaşık yüzde 18 pay aldı. Lisanslama ve senkronizasyon gelirleri, reklam filmlerinde, dizilerde ve oyunlarda müzik kullanım hakları, hem birim değer hem de işlem sayısı bakımından artış kaydederek yüzde 7'ye yaklaştı. Coğrafi dağılım açısından Kuzey Amerika ve Batı Avrupa en büyük pazarlar olmayı korurken, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'nın küresel müzik endüstrisi geliri içindeki payı beş yıl öncesine göre iki katına çıktı. Hindistan ve Brezilya özellikle yerel dil içerikleriyle büyüme hızı tablosunda üst sıralarda yer alıyor. Raporun dikkat çektiği bir diğer nokta, bağımsız sanatçı gelirlerinin ana şirket etiketlerine bağlı sanatçılara kıyasla daha hızlı büyüdüğü. Dağıtım teknolojisindeki engel azalması, bağımsız müzisyenlerin kataloglarını doğrudan küresel pazara sunmasını kolaylaştırıyor; bu durum büyük etiketlerin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Analistler, yapay zeka destekli üretim araçlarının ve telif hakkı belirsizliklerinin önümüzdeki dönemde küresel müzik endüstrisi geliri üzerinde nasıl bir etki yaratacağını kestirecek yeterli verinin henüz birikmediğini belirtiyor. Sektörün 2027'de 35 milyar doları aşması bekleniyor; ancak bu tahmin büyük ölçüde telif hakkı mevzuatının netlik kazanmasına bağlı tutuluyor.