Responsive tasarım, aynı web sitesinin farklı ekran boyutlarında, masaüstü, tablet, akıllı telefon, düzgün görünmesi ve çalışması anlamına gelir. Ayrı bir mobil site yapmak yerine tek bir kod tabanıyla tüm cihazlara hitap eden bu yaklaşım web geliştirmede standart hale gelmiştir. Responsive tasarımın temeli akışkan (fluid) ızgara sistemidir. Piksel yerine yüzde veya viewport birimleriyle tanımlanan sütun ve alanlar, ekran genişliği değiştikçe orantılı biçimde yeniden boyutlanır. CSS Grid ve Flexbox bu akışkan düzeni uygulamanın en güçlü araçlarıdır. Media query'ler responsive tasarımın kontrol mekanizmasıdır. Belirli ekran genişliklerinde (breakpoint) farklı CSS kuralları devreye girer: örneğin 768px'in altında tek sütunlu düzen, üstünde iki ya da üç sütunlu düzen gösterilir. Breakpoint'ler cihaz modeli yerine içeriğin bozulduğu noktalara göre belirlenmelidir. Görseller responsive tasarımda özel dikkat gerektirir. CSS'te `max-width: 100%` kuralı görsellerin taşmasını önler; `srcset` özelliği ise farklı ekran yoğunluklarına uygun görsel dosyası sunar. Büyük masaüstü görselinin küçük bir mobil ekrana gönderilmesi hem bant genişliği israfı hem de yükleme hızı sorunudur. Mobile-first yaklaşımı responsive tasarımda önerilen sıradır: önce en küçük ekran için CSS yazılır, ardından medya sorgusuyla daha büyük ekranlara özellik eklenir. Bu sıra hem performansı optimize eder hem de tasarımcıyı gereksiz öğeleri cihaza sığdırmaya zorlamak yerine gerçek ihtiyaçtan başlamaya yönlendirir. Dokunmatik hedefleri büyük tutun: mobil kullanıcı parmakla tıkladığından buton ve bağlantıların en az 44x44 piksel temas alanı sunması kullanışlılık açısından kritiktir.