Akvaryum balığı sahipliği deneyimi birçok kişinin küçümsediği bir şey. 'Sadece balık' deniyor. Ama yedi yıl boyunca her sabah akvaryumun başında geçirdiğim beş dakika bana beklenmedik şeyler öğretti. Akvaryum balığı sahipliği deneyimimin ilk dersi sabırdı. Balık tanımıyorsun, adını çağırsam gelmez. Ama akvaryum bir ritim gerektiriyor, günlük besleme, haftalık su değişimi, aylık filtre temizliği. Bu rutini bozmak balığı etkiliyor. Ben de onu öğrendim: küçük bir varlığa karşı düzenli ve tutarlı olmak. Su kimyasını anlamak başlı başına bir uzmanlık gerektirdi. pH, amonyak, nitrit, nitrat, bunları bilmeden balıklar hastalanıyor. İlk yılda birkaç balığımı kaybettim çünkü su parametrelerini yönetmesini bilmiyordum. Araştırdım, öğrendim. Benim için bu küçük bir bilim oldu. Akvaryum balığı sahipliği deneyiminin en beklenmedik yanı meditasyon etkisiydi. Günün stresli anlarında akvaryumun başına oturuyordum. Balıkları izlemek zihinsel bir boşalma sağlıyor, hareket var, renk var, ses yok. Kendime özel bir sığınak oldu. Yedi yılda on farklı balık türü sahiplendim. Her birinden bir şey öğrendim. Akvaryum balığı sahipliği deneyimi bana bir canlıya sorumlulukla bakmayı, küçük şeylerde anlam bulmayı öğretti.