Türkiye'nin orta kesimlerinde sürdürülen bir arkeoloji kazısında, Hitit İmparatorluğu dönemine ait çivi yazılı tabletler gün ışığına çıkarıldı. Hitit çivi yazılı tablet olarak belgelenen bu buluntular, bir yapı kompleksinin taban dolgusu içinde yan yana dizilmiş hâlde ele geçirildi. Pişmiş kil tabletlerin, bölgede bilinen en büyük Hititçe arşivlerden birinin parçası olabileceği değerlendiriliyor. Tabletlerin önemli bir kısmı kırık ya da eksik olmakla birlikte bir bölümü neredeyse tam olarak korunmuş durumda. Uzmanlar ilk incelemede idari kayıtların yanı sıra dönemin ritüel metinlerine ve olası diplomatik yazışma örneklerine ilişkin ipuçları saptadı. Hitit çivi yazılı tablet külliyatından derlenen verilerin, Anadolu'daki idari örgütlenme ve merkezden uzak bölgelerle kurulan iletişim biçimleri hakkındaki bilgilere önemli katkılar sunacağı tahmin ediliyor. Buluntular, o dönem Anadolu'sunda bilinen en kapsamlı Hititçe arşive ev sahipliği yapan merkez Boğazköy'ün oldukça uzağında yer alan bir alanda ortaya çıktı. Bu coğrafi mesafe, söz konusu alanın yönetim sistemi içinde beklenenden daha özerk bir statüde faaliyet göstermiş olabileceğine işaret etmektedir. Araştırmacılar, yerel arşivlerin keşfinin merkezi saray kayıtlarında yer almayan ekonomik ve diplomatik ilişkileri aydınlatabileceğini vurguluyor. Tabletler, daha ileri analizlerin yapılacağı koruma laboratuvarına nakledildi. Assiriyologlar yazıtları deşifre etmek için çalışmalarını sürdürürken koruma uzmanları tabletlerin bütünlüğünü korumak amacıyla stabilizasyon işlemlerini yürütüyor. Hitit çivi yazılı tablet kazısında çalışan ekip, önümüzdeki sezon yapının geri kalan bölümünü açmayı planlıyor; çünkü mevcut arşivin yalnızca bir kısmının kazıldığı öngörülüyor. Tabletlerin tam transkripsiyonu tamamlandığında, Hitit idari ağının coğrafi sınırları ve farklı bölgesel merkezlerle ilişki biçimleri üzerine önemli sorular yeniden masaya yatırılacak.