Mısır'da bir papirüs koleksiyonunun restorasyonu sırasında yürütülen multispektral görüntüleme çalışması, uzmanların İskenderiye Kütüphanesi papirüs koleksiyonuyla ilişkilendirebileceği çeşitli parçalar ortaya çıkardı. Yüzyıllar önce defnedilmiş ya da rutubet koşullarına maruz kalmış çok sayıda papirüs rulonun restore edilmesiyle elde edilen bu parçalar, eskiden okunaksız sayılan metinleri gün ışığına taşıdı. İskenderiye Kütüphanesi papirüs parçaları üzerinde yapılan ön paleografi analizleri, bazı metinlerin Antik Çağ'da yalnızca referans olarak bilinen ve fiziksel kopyaları bir türlü bulunamayan eserlerden olabileceğine işaret ediyor. Söz konusu parçalar arasında daha önce sadece alıntılarıyla tanınan bir coğrafya metnine ait olduğu düşünülen bölümler ile görece bilinmeyen bir tragedya yazarına atfedilebilecek epigram dizileri yer almaktadır. Araştırmacılar, koleksiyonun büyük olasılıkla tek bir kaynaktan değil, bir süreç içinde biriktirilen çeşitli özel ya da kurumsal arşivlerden bir araya geldiğini vurguluyor. İskenderiye Kütüphanesi papirüs koleksiyonuyla bu materyaller arasındaki olası bağlantı, parçaların üzerindeki yönetim işaretleri ve tasnif damgacıklarından çıkarılan dolaylı çıkarımlara dayanmaktadır; doğrudan atıf için ise daha kapsamlı araştırmalar gerekmektedir. Çalışmaya dahil olan papirolog ekibi, multispektral kameralarla soluk ve üst üste binmiş metinleri ayrıştırabildiğini açıkladı. Bu dijital müdahale sayesinde yüzyıllar önce gözden kaçmış yazı katmanlarının deşifre edilmesi mümkün hâle geldi. Araştırmacılar, İskenderiye Kütüphanesi papirüs bulgusuyla ilgili transkripsiyonların hem metnin özgün bağlamının saptanması hem de yorumlanması konusunda uzmanlaşmış farklı disiplinlerin katılımıyla gerçekleştirilecek uluslararası bir işbirliği çerçevesinde yürütülmesini planlıyor. Koleksiyonun tamamının kataloglama süreci birkaç yıl sürebilir; akademisyenler henüz pek çok parça üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.