Antrenman sonrası protein zamanlaması spor beslenmesinde uzun süredir tartışılan bir konudur. "Anabolik pencere" adıyla bilinen bu kavram, eskiden çok daha katı yorumlanırdı. Eski anlayışa göre antrenman sonrası protein zamanlaması için 30 dakikalık bir pencere vardı; bu süreyi kaçırırsan kaslar yeterince beslenemezdi. Daha güncel araştırmalar bu pencereyi genişletmiştir. Yoğun egzersizin ardından kasların protein sentezine duyarlılığı birkaç saat boyunca artmış kalmaktadır. Pratik öneri olarak şunu söyleyebiliriz: antrenmanın ardından 30 dakika ile 2 saat arasında protein içeren bir öğün veya atıştırmalık tüketmek yeterlidir. Bu süre içinde 20-40 gram protein alan sporcuların toparlanmasının belirgin biçimde hızlandığı gözlemlenmiştir. Hangi protein kaynağı seçilmeli sorusu da sıkça gündeme gelir. Hayvansal kaynaklar (yoğurt, yumurta, beyaz et, süt) tam amino asit profili sunar. Bitkisel beslenenler için baklagiller, tofu veya çeşitli protein tozları birleştirilerek tam profil elde edilebilir. Burada asıl belirleyici olan günlük toplam protein miktarıdır. Antrenman sonrası protein zamanlaması önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gün boyunca öğünlere dengeli yayılmış yeterli protein, tek bir öğünde alınan yüksek dozdan daha etkileyicidir. Özet olarak: antrenmanın hemen ardından katı bir saate takılmak yerine, 2 saatlik pencereyi gözetmek ve günlük protein hedefini tutturmak çok daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir yaklaşımdır.