Mars kolonizasyon gerçekçi bir değerlendirme yapıldığında, kamuoyuna sunulan zaman çizelgelerinin son derece iyimser olduğu görülür. "2030'larda insanlı Mars görevi", "2040'larda ilk kalıcı üs", bu tahminler tekrar tekrar duyulur ve tekrar tekrar ertelenir. Mars kolonizasyon gerçekçi bir analize göre şu engeller hâlâ çözüme kavuşturulamamıştır: altı ila dokuz aylık yolculukta yüksek enerjili kozmik radyasyona maruz kalma, Mars yüzeyindeki kronik düşük yerçekiminin uzun vadeli fizyolojik etkileri, yeniden kullanılabilir ve yeterli kapasiteli iniş sistemleri, ve yüzey üzerinde yaşam destek sistemlerinin uzun süreli güvenilirliği. Bunların her biri ayrı bir araştırma ve mühendislik programı gerektirir. Radyasyon sorunu özellikle dikkat çekicidir. Dünya, manyetosfer aracılığıyla güneş ve galaktik kozmik ışınımdan korunur. Mars bu korumadan yoksundur. Altı aylık gidiş, altı aylık yüzey görevi ve altı aylık dönüş boyunca toplanacak radyasyon dozu, mevcut astronot limitleriyle ciddi biçimde çelişir. Bu sorun mevcut teknoloji ile çözülmemiştir; yeterince kamuoyunda tartışılmamaktadır. Mars kolonizasyon gerçekçi tartışmalar neden öne çıkmıyor? Çünkü iddialı zaman çizelgeleri yatırımcı ilgisi, hükümet desteği ve kamuoyu heyecanı için işlevsel bir araçtır. Bu stratejik iyimserliği anlamak mümkündür; fakat teknik sınırları görmezden gelmek gerçekçi kaynak planlamasını zedeler. Mars'a gitmek insanlığın en çarpıcı hedeflerinden biridir ve bu hedefe doğru gerçek ilerleme kaydedilmektedir. Fakat gerçekçi olmayan zaman çizelgeleri hayal kırıklığı üretir ve uzun vadede kamuoyu desteğini aşındırır. Beklentileri dürüstçe yönetmek, hedefe olan bağlılığı güçlendirir.