Tarihi yapı restorasyon hataları, Türkiye'nin kültürel mirasını tehdit eden ciddi bir sorun olarak yıllardır gündemdedir. Ancak bu sorunun üzerine yeterince gidildiğini söylemek güç. Restorasyon projelerinde en sık karşılaşılan problem, orijinal malzemenin yerine modern inşaat malzemelerinin kullanılmasıdır. Portland çimentosu, tarihi taş ve tuğla yapılarla uyumsuz genleşme katsayısına sahiptir; bu nedenle uzun vadede çatlaklar oluşur ve yapı daha hızlı bozulur. Avrupa'daki çoğu restorasyon projesinde çimento yerine kireç bazlı harçlar tercih edilirken, Türkiye'de bu kural çoğu zaman görmezden gelinmektedir. Tarihi yapı restorasyon hataları yalnızca malzeme seçimiyle sınırlı değildir. Projeler hazırlanırken tarihsel araştırma yetersiz kalmakta, yapının özgün biçimi yeterince belgelenmeden müdahale başlatılmaktadır. Bazı bölgelerde restorasyon adı altında yapılar köklü biçimde yeniden inşa edilmiş; bu da özgün dokudan geriye hiçbir şey bırakmamıştır. Denetim mekanizması da ciddi zaaflar barındırmaktadır. Resmi onay alan projeler, uygulamada farklı bir yol izleyebilmekte ve buna karşı yaptırım uygulanmamaktadır. Uzman mimar ve arkeolog yerine genel yüklenicilerin iş üstlenmesi, tarihi yapı restorasyon hatalarını kaçınılmaz kılmaktadır. Çözüm yolu açıktır: Restorasyon projelerinin tamamında koruma uzmanlarının zorunlu olarak bulunması, orijinal malzeme analizine dayalı teknik şartname hazırlanması ve bağımsız denetim mekanizmalarının devreye alınması gereklidir. Kültürel mirasın korunması, siyasi iradenin ötesinde kurumsal bir disiplin meselesidir.