Geniş alan teleskopu gözlemlerinden derlenen verilerin analizi, cüce gezegen Güneş sistemi sınırları ötesinde yeni bir nesne adayının varlığına işaret ediyor. Söz konusu nesne, Kuiper Kuşağı'nın çok ötesinde, yaklaşık 120-150 astronomik birim uzaklıkta konumlanmış olabilir. Cüce gezegen Güneş sistemi sınıflandırması için bir nesnenin Uluslararası Astronomi Birliği kriterlerini karşılaması, yani kütlesinin kendi yörüngesindeki diğer cisimleri temizleyemeyecek kadar küçük ancak hidrosatik dengeyle küresel şeklini koruyabilecek kadar büyük olması gerekiyor. Yeni adayın bu kriterleri karşılayıp karşılamadığı, önümüzdeki gözlem döngülerinde daha kesin verilerle belirlenecek. Keşfin önemi birkaç katmanda değerlendiriliyor. Cüce gezegen Güneş sistemi nüfusunun tam envanteri hâlâ tamamlanamadı; Plüton ve Eris gibi bilinen cüce gezegenler buzul buz kütlesinin buzdağının görünen kısmını oluşturuyor olabilir. Bu yeni adayın teyit edilmesi, öngörülen ancak henüz doğrudan gözlemlenemeyen Güneş Sistemi'nin uzak dış bölgelerindeki nesne popülasyonu hakkında önemli veriler sunacak. Tespitin teknik boyutu da önemli. Nesnenin görünür parlaklığı son derece düşük; bu nedenle konumunun belirlenmesi birden fazla gözlem dönemine ait görüntülerin titizlikle karşılaştırılmasını gerektirdi. Yıldız arka planı karşısındaki yavaş hareketi, otomasyon algoritmaları olmaksızın tespiti zorlaştırıyor. Cüce gezegen Güneş sistemi araştırmacılarının bir sonraki adımı, nesnenin yörünge parametrelerini hassas biçimde belirlemek. Bu veriler yalnızca cismin sınıflandırması için değil, aynı zamanda büyük gaz devleri ve uzak buz cüceleri arasındaki etkileşim tarihi için de değerli ipuçları taşıyor. Rubin Gözlemevi'nin LSST projesi, bu tür nesnelerin sistematik tespitini büyük ölçüde hızlandırması beklenen bir altyapı olarak dikkat çekiyor.