Teknik yazar deneyimimin üçüncü yılına girerken kendime şu soruyu sordum: 'İlk günkü ben ne bilmiyordu?' Cevap vermek hem komik hem de biraz acı verdi. Teknik yazar deneyimimin başında en büyük yanılgım şuydu: iyi yazmak yeterliydi. Oysa teknik yazarlık, yazı ustalığından çok anlama ve aktarma ustalığı. İki yılı aşkın sürede öğrendiğim en kıymetli ders bu oldu. Birinci yılda hız baskısı altında çok hata yaptım. Geliştiriciler özelliği sabah teslim eder, ben öğleden sonra dökümanı çıkarmak zorunda kalırdım. Bu tempoda doğrulama yapamıyordunuz. Yanlış bilgi girmiş dökümanlar birkaç kez kullanıcılardan döndü. Utanç verici ama öğreticiydi. İkinci yılda süreç kurmayı öğrendim. Review checklist oluşturdum. Geliştiriciyle haftada bir review toplantısı koydum takvimine. Teknik yazar deneyimi size şunu verir: tekrarlayan hataları önlemek için sistem kurma alışkanlığı. Üçüncü yılda kullanıcı geri bildirimlerine açıldım. Support ekibine 'dökümanın hangi bölümünden şikâyet geliyor?' diye sordum. Bu soru her şeyi değiştirdi. En çok şikâyet gelen üç bölümü baştan yazdım; support ticket'ları o konularda yüzde kırkın üstünde azaldı. Teknik yazar deneyiminin bana öğrettiği en büyük şey: okuyucuyu hedefleyin, ürünü değil. Bir özelliği değil, o özelliğin insana ne kazandırdığını yazın.