Jakobson iletişim işlevleri kuramı, Roman Jakobson'ın 1960'ta sunduğu ve dil kullanımının altı temel boyutunu sistematize eden dilbilimsel bir çerçevedir. Bu model, Saussure'ün göstergebilimsel mirasını dinamik bir iletişim işlevselliğiyle birleştirerek hem dilbilim hem de iletişim araştırmalarında etkili bir analiz aracı haline gelmiştir. Jakobson iletişim işlevleri her biri bir iletişim bileşeniyle ilişkili olarak şu biçimde tanımlanır. Gönderici (addresser) odaklı işlev ifadeseldir (emotive/expressive); konuşanın kendi tutumunu, duygularını ve bakış açısını yansıtır. Alıcı (addressee) odaklı işlev çağrısaldır (conative); ikinci kişiye yönelik komutlar, soru biçimleri ve doğrudan seslemeler bu kategoride yer alır. Bağlam (context) odaklı işlev göndergeselddir (referential); dil dışındaki bir gerçekliğe atıfta bulunmayı kapsar ve iletişimin en yüksek kullanım alanını oluşturur. İleti (message) odaklı işlev şiirseldir (poetic); dilin kendi biçimine, sese, ritme, anlam katmanlarına, odaklanır. Bu işlev yalnızca şiirle sınırlı değildir; reklamlarda, sloganlarda ve günlük konuşmada da aktif olarak çalışır. Kanal (contact) odaklı işlev ilişkiseldır (phatic); iletişim kanalının açık tutulmasını sağlayan selamlaşma, küçük konuşma gibi pratikleri kapsar. Kod (code) odaklı işlev ise üst dilseldir (metalingual); dilin kendisini nesne yapan açıklamalar, tanımlar ve yorum pratiklerini içerir. Bu işlevler gerçek iletişim eylemlerinde büyük ölçüde eş zamanlı çalışır; bunlardan birinin belirli bir söylemde ön plana çıkması, diğerlerinin yokluğu anlamına gelmez. Jakobson'ın katkısı bu çoğulluk içinde baskın işlevi tanımlamak için analitik bir araç sunmasıdır. Eleştirel söylem analizi, reklam analizi ve edebi eleştiri bu çerçeveyi farklı biçimlerde uygulamaya devam etmektedir.