Türkçe morfoloji dil edinimi meselesi, hem anadil edinimi araştırmaları hem de yabancı dil öğretimi açısından son derece ilgi çekici bir inceleme alanı sunar. Türkçe, tipik olarak sondan eklemeli (agglutinative) ve sol-dallanan (left-branching) yapısıyla morfolojik karmaşıklığın zirvesindeki diller arasında yer alır. Türkçe morfoloji dil ediniminde çocukların nasıl bir yol izlediğine bakıldığında, anadili Türkçe olan çocukların karmaşık çekim ve yapım eki dizilerini erken yaşta ciddi bir hata oranı olmaksızın edinebildiği görülür. Bu bulgu, morfolojik karmaşıklığın mutlak bir bilişsel engel oluşturmadığına işaret eder; ancak yabancı dil öğrencileri için tablo oldukça farklıdır. Hint-Avrupa dilleri konuşucuları için Türkçe morfoloji, hem işlemsel hem de temsil düzeyinde yüksek bilişsel yük yaratır. Morfolojik karmaşıklığın spesifik güçlük kaynakları arasında birkaç boyut öne çıkar. Çoğu Avrupa dilinde sabit söz dizimi yük taşıyan sözcükler, Türkçede morfolojik biçimlendirmeyle (durum ekleri, zaman-görünüş-kip karmaşığı, sözleşim ekleri) işaretlenir. Bu yapının neden olduğu güçlüklerin başında sözdizimsel bilginin ek dizileri içinde kodlandığını kavramak gelir. Derin morfofonemik süreçler, ünlü uyumu, ünsüz yumuşaması, ek seçimini kuralsal belirsizliklerle çevreler. Tipik edinim sırasına ilişkin araştırmalar, yabancı dil öğrencilerinin Türkçe morfolojisinde sondan eklemeli yapının işlevsel mantığını anlamakta güçlük çektiğini ortaya koymaktadır. Türkçede tek bir sözcük, bir Indo-Avrupa dilinde tam bir cümlenin içeriğini taşıyabilir, "gelemeyebilecekmiş" örneğinde olduğu gibi, bu durum morfolojik ayrıştırma kapasitesinin kritik bir yetkinlik boyutu olduğunu gösterir. Öğretim yaklaşımı açısından sistemin morfolojik mantığını, kök + yapım ekleri + çekim ekleri sıralamasını, sözcük dizileri olarak değil kuralsal bir üretim sistemi olarak öğretmek, uzun vadeli yapısal kavrayış için bellek ezberinden daha verimli bir stratejidir.