Astronomlar, Jüpiter yeni uydu keşfi niteliğinde bir tespiti resmiyet kazandırdı. Uluslararası Astronomi Birliği'nin onayıyla resmi isim ve katalog numarası atanan yeni cisim, Jüpiter'in en uzak uydu grubunu oluşturan düzensiz uydular ailesine katılıyor. Jüpiter yeni uydu keşfi, dev gezegenin toplam bilinen uydu sayısını 100'ün üzerine taşıdı. Gezegenin bu derece zengin bir uydu sistemine sahip olması, dev kütle ve kuvvetli çekimsel etkinin yıllar içinde pek çok küçük cismi yörüngede tutmasının sonucu. Jüpiter'in uydu kataloguna her yeni ekleme, gezegenin erken dönem tarihini ve Güneş Sistemi'nin ilk dönemindeki küçük cisim popülasyonunu anlamak açısından veri zenginleştiriyor. Jüpiter yeni uydu, yaklaşık 3-4 kilometre çapındaki küçük boyutuyla çıplak gözlemden çok gelişmiş optik teleskopların zor elde ettiği bir hedef. Keşif, birden fazla gece periyodu boyunca alınan ardışık görüntülerin karşılaştırmalı analiziyle gerçekleşti. Geri dönük hesaplamalar, cismin önceki yıllara ait bazı görüntülerde de belirlendiğini gösterdi; bu durum yörünge parametrelerinin daha güvenilir biçimde belirlenmesini sağladı. Yörünge özellikleri, Jüpiter yeni uydusunun bir retrograd yörüngede (Jüpiter'in kendi dönüş yönüyle zıt) dolaştığını ortaya koyuyor. Bu, düzensiz uyduların genel özelliği; söz konusu cisimler gezegen ile birlikte oluşmak yerine sonradan çekimsel yakalama yoluyla Jüpiter sistemi üyesi oldu. Yeni keşif, Rubin Gözlemevi'nin faaliyete geçmesiyle birlikte bu tür tespitlerin hızla çoğalacağına dair öngörüyi doğruluyor. Büyük tarama teleskopları, Güneş Sistemi'nin küçük cisimler envanterini kısa sürede önemli ölçüde zenginleştirecek.