Kolay okunacak romanlar denildiğinde aklınıza sıkıcı ya da basit eserler gelmesin. Buradaki kolaylık, dilin akıcılığı, sayfaları çevirme isteği ve okurun içine çekiliş hızıyla ilgili. Keyifli bir roman deneyimi için mutlaka zorlu bir kitapla başlamak gerekmiyor. Okumaya yeni başlayanlar için en önemli kriter, kitabın ilk sayfalarda okuru içine çekmesi. Yavaş açılan, karmaşık karakter kadrosuyla başlayan ya da yoğun betimlemelerle dolu romanlar, alışkanlık henüz yerleşmemiş okurları yorabilir. Bu yüzden hızlı tempolu, net anlatımlı ve merak uyandıran bir giriş, kolay okunacak romanlar listesinde belirleyici bir ölçüt. Türkçe yazılmış eserler arasında başlangıç için uygun birkaç isim var. Orhan Kemal'in kısa ve akıcı cümle yapısıyla yazılmış hikayeleri, Türk günlük yaşamından kesitler sunarken sizi hiç zorlamıyor. Refik Halit Karay'ın "Gurbet Hikayeleri" ve "Memleket Hikayeleri" de benzer şekilde kolayca okunabilen, içinde gerçek insan portreleri barındıran metinler. Kolay okunacak romanlar söz konusu olduğunda çeviri edebiyatından da söz etmek gerekiyor. Antoine de Saint-Exupéry'nin "Küçük Prens"i, yetişkinlere de derin mesajlar taşıyan, kısa ve şiirsel bir metin. John Steinbeck'in "Fareler ve İnsanlar"ı da kısa, yoğun anlatımlı yapısıyla kolay okunabilen ama ağır temalar işleyen nadir eserlere örnek. Romana başlamadan önce kısa hikayeler ya da uzun hikayeler (novella) denemek de işe yarayabilir. Ömer Seyfettin'in hikayeleri; hem Türk kültüründen beslenen içerikleri hem de akıcı dilleriyle başlangıç için ideal. Kolay okunacak romanlar aramak, edebiyatı küçümsemek değil, doğru kapıyı bulmak. Hangi kapıdan girdiğinizin önemi yok; önemli olan içeri girmek ve o deneyimi keşfetmeye başlamak.