Kitap terapi etkisi kavramını teoride duymuştum; pratikte yaşamak farklı bir şeydi. Geçirdiğim zor dönem hayatımın en ağır yılıydı. Uzman takibindeyim, tedavi devam ediyor; ama kitaplar bu süreçte beklenmedik bir yerde duruyordu. Depresyonun getirdiği konsantrasyon güçlüğü önce okumayı imkansız kıldı. Bir sayfayı yirmi kez okuyordum, aklımda kalmıyordu. Uzun dönemler kitaba uzanamazdım. Sonra psikologum bir şey önerdi: kısa şeyler dene. Hikayeler, denemeler. Kitap terapi etkisi benim için önce ses düzeyinde geldi; sesli okumak yardım etti. Kendi sesimi duyarken metin daha yakın geldi. Yavaş yavaş, küçük parçalar halinde okuma döndü. Hangi kitaplar yardımcı oldu? Farklı türler farklı dönemlerde tuttu. Ağır dönemde doğa yazıları; orman, dağ, nehir. Bunlar sakin görüntüler çağrıştırdı, o sakin görüntüler nefes aldırdı. Daha iyi dönemlerde hikaye okumak döndü; karakterlerin hayatlarına takılmak kendi kafamdan çıkmak demekti. Kitap terapi etkisinin beni en şaşırtan boyutu empati boyutuydu. Bir karakterin acısını okurken kendi acıma farklı gözlerle baktım. Bu uzaklaşma, bu perspektif değişimi tedaviye katkı yapıyordu bence. Bu süreç bitmedi; iyi günlerde de kötü günlerde de kitap var yanımda. Kitapların tedavi yerine geçmediğini biliyorum; ama destekçi olabilir. Benim için oldu.