Dürbünle ay gözlemi yapacağım diye heyecanla hazırlandım. İnternette gördüğüm fotoğraflar inanılmazdı, kraterler net, dağlar gölgeli, aydınlık ve karanlık bölgelerin sınırı keskin. Ben de bunlara benzer bir şey göreceğimi düşünüyordum. Gözlemlediğimde hayal kırıklığı anlıktı. Ay parlak ama flu görünüyordu. Ellerimi düzgün tutamıyordum, dürbün sallanıyordu ve görüntü hiç sabit kalmıyordu. Krater falan göremedim, sadece parlak bir yuvarlak. Dürbünle ay gözlemi sorunum birkaçtı. Dürbün sabit bir yere dayalı değildi, bunu öğrenmek iki deneme aldı. Sabitleyince çok daha iyi görüntü elde ettim. İkincisi, tam dolunayda ay çok parlak ve gölgesiz oluyor, bu yüzden yüzey ayrıntıları pek seçilemiyor. En iyi gözlem zamanı yarım ay dönemleri, ışığın yüzeye açılı vurduğu, gölgelerin kraterleri belirginleştirdiği günler. Bu iki şeyi öğrendikten sonra tekrar denedim. Bu sefer dürbünü araba camının üstüne dayadım. Gördüğüm manzara ilkinden çok farklıydı. Terminator hattı, aydınlık ve karanlık bölgenin kesiştiği çizgi, boyunca kraterler net seçilebiliyordu. Dürbünle ay gözlemi bana sabır öğretti. İlk deneme hayal kırıklığıyla bitince bırakmak yerine neyi yanlış yaptığımı anlamak için biraz zaman harcadım. O ikinci gözlem, ilkinin verdiği hayal kırıklığını tamamen sildi.