Küresel ölçekteki pek çok büyük şirket, pandemi döneminde yerleştirilen uzaktan çalışma politikası değişikliğine giderek tam zamanlı ya da kısmi ofise dönüşü zorunlu kılıyor. Son altı aydaki açıklamalar, bu trendin hız kazandığını ve finans ile teknoloji sektörlerinden başlayıp farklı endüstrilere yayıldığını gösteriyor. Uzaktan çalışma politikası değişikliğine yönelik kurumsal gerekçeler arasında en sık öne sürülenler şunlar: ekip uyumu ve şirket kültürünün korunması, yeni çalışanların oryantasyon sürecindeki etkinlik ve ofis altyapısı için yapılan yatırımların kullanım oranının düşmesi. Bazı şirketler ise verimlilik ölçüm güçlüğünü gerekçe olarak sundu. Uzaktan çalışma politikası değişikliğine en güçlü itiraz çalışanlardan geliyor. Bağımsız araştırma kuruluşlarının yaptığı anketlere göre çalışanların yüzde altmışından fazlası tam zamanlı ofise dönüşü kabul edilemez buluyor ve bu şartı iş değiştirme için tetikleyici bir faktör olarak görüyor. Yüksek nitelikli profiller söz konusu olduğunda bu oran daha da yükseliyor. Türkiye'deki tablo da benzer bir seyir izliyor. Çok uluslu şirketlerin Türkiye operasyonları merkez politikaları doğrultusunda hareket ederken yerli şirketler arasında uzaktan çalışma politikası değişikliğini benimseme oranı görece daha yavaş ilerliyor. Çeşitli sektörlerdeki insan kaynakları direktörleri, ofise dönüşü en yetenekli çalışanları elde tutma açısından riskli buluyor. Analistler, uzaktan çalışma politikası değişikliklerinin kalıcı mı yoksa geçici bir döngü mü olduğunu henüz net biçimde değerlendiremiyor. Hibrit modelin uzun vadede standart haline geleceği öngörüsü güçlü olmakla birlikte bu modelin nasıl tanımlandığı şirketten şirkete büyük farklılıklar gösteriyor.