Kültürel boşluk çeviri pratiğinde, kaynak kültüre özgü bir kavram, nesne ya da toplumsal pratiğin hedef kültürde doğrudan karşılığının bulunmadığı durumu tanımlar. Bu mesele, dilsel aktarımın ötesine geçerek çevirmenin kültürel arabuluculuk işlevini açığa çıkarır. Kültürel boşluklar birkaç temel kategoride kümelenir. Maddi kültür boşlukları, hedef kültürde var olmayan nesneleri ya da pratikleri kapsar; mutfak terminolojisi bu kategorinin en sık karşılaşılan örneğini sunar. Kavramsal boşluklar ise belirli bir toplumun siyasi, hukuki ya da dini deneyimiyle şekillenen soyut kategorileri içerir; "gemütlichkeit" gibi sözcükler tam olarak bu türdendir. Kinezikolojik ve sosyopragmatik boşluklar ise jest, selamlama biçimleri ve nezaket kalıplarındaki kültürel farklılıkları karşılar. Bu boşlukları aşmak için çevirmenler birkaç temel strateji arasında seçim yapar. Ödünçleme ya da transliterasyon, kaynak dil formunu hedef metne taşır ve genellikle açıklayıcı bir dipnot ya da parantez içi açıklamayla desteklenir. Sözde-çeviri (calque), kaynak kültür kavramının öğelerini hedef dildeki eşdeğer öğelerle birebir aktarır; "skyscraper" sözcüğünün pek çok dildeki karşılığı bu yolla üretilmiştir. Betimleyici eşdeğerlik ise kavramın kendisi yerine işlevini ya da bağlamını aktarır; bu yaklaşım anlaşılırlığı artırır ancak özgünlükten taviz verir. Kültürel boşluk çeviri bağlamında bir başka tartışmalı konu ise görünmez çevirmenlik meselesidir. Boşluğun aşılmasında çevirmenin müdahalesi ne kadar belirgin bırakılmalıdır? Dipnot stratejisi, çevirmenin kültürel arabulucu kimliğini görünür kılarken yabancılaştırma etkisi üretir; adaptasyon ise kültürel bağlamı erit ve metin akıcılığını artırır ancak bilgi kaybı riskini beraberinde getirir. Uzmanlaşmış alanlarda kültürel boşluk çeviri pratiğinde daha da karmaşık bir boyut kazanır. Hukuki metinlerde iki hukuk sistemi arasındaki kavramsal boşluk, yanlış çevirinin hukuki sonuçlar doğurabileceği anlamına gelir; bu durum çevirmenin yalnızca dilbilimsel değil, hukuki bilgi birikimine sahip olmasını zorunlu kılar. Tıbbi çeviride hasta bilgi formlarındaki kültürel varsayımlar, hedef kültürde geçersiz olduğunda iletişim başarısızlığına yol açabilir.