"Tercüman" ve "çevirmen" kelimelerini çoğu zaman birbirinin yerine kullanıyoruz. Ama bu iki meslek aslında birbirinden oldukça farklı. Tercümanlık ile çevirmenlik fark nedir, kısaca açıklayalım. Çevirmenlik yazılı metinler üzerinde çalışır. Bir sözleşme, bir roman, bir kullanım kılavuzu, bir web sitesi içeriği... Bunların tamamı yazılı çeviri kapsamına girer. Çevirmen masasının başında, sözlüklerini ve referans kaynaklarını yanına alarak zaman baskısı olmadan çalışabilir. Bir cümleyi beş kez okuyup en doğru karşılığı düşünebilir. Tercümanlık ise sözlü çeviri demek. Yani konuşmayı anında başka bir dile aktarma işi. Burada zaman yoktur, geri dönüş yoktur, silme tuşu yoktur. Söylenen şey söylenmiştir ve tercüman bunu gerçek zamanlı olarak aktarmak zorundadır. Tercümanlık kendi içinde de ikiye ayrılır. Ardıl tercümanlıkta konuşmacı bir miktar konuştuktan sonra duruyor, tercüman o bölümü aktarıyor. Simultane tercümanlıkta ise tercüman konuşmacıyla eş zamanlı çalışıyor; bu teknik büyük konferanslarda kulaklık ve kabinle yapılır ve son derece yorucudur. Her iki meslek de derin dil bilgisi gerektiriyor, ama farklı beceriler ön plana çıkıyor. Çevirmenlikte araştırma, terminoloji yönetimi ve yazma becerisi; tercümanlıkta hafıza, konsantrasyon ve hızlı karar verme ön planda. Bazı profesyoneller her ikisini de yapabilse de ikisi için de ayrı ayrı yetkinlik kazanmak gerekiyor. Tercümanlık ile çevirmenlik farkını bilmek, doğru hizmeti doğru yerden talep etmek için de önemli. Bir şirketin yıllık raporunu çevirtmek için çevirmen, bir uluslararası toplantı için ise tercüman tutmak gerekiyor. Bu ayrımı bilmeden yapılan tercihler hem zaman hem de maddi açıdan maliyetli olabiliyor.