Birden fazla popüler açık kaynak veritabanı projesi, ana geliştiricilerin lisans modellerini ticari kısıtlama içerecek şekilde değiştirmesi üzerine topluluk tarafından çatallandı. Açık kaynak veritabanı çatallanma tartışması, yazılım geliştirme dünyasında özgür yazılım ilkeleri ile sürdürülebilir ticari model arasındaki gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Özellikle Redis, HashiCorp Vault ve Elasticsearch gibi projelerin lisans değişiklikleri emsal oluşturdu. Bu süreçlerde BSD, Apache veya MIT gibi izin verici lisanslardan, ticari kullanımı kısıtlayan SSPL (Server Side Public License) veya BSL (Business Source License) türlerine geçildi. Açık kaynak veritabanı çatallanma dalgasının arkasında tutarlı bir şablon var: Topluluk, mevcut kod tabanını son izin verici lisanslı sürüm üzerinden çatallıyor, bağımsız bir vakıf ya da topluluk yönetim yapısı kuruyor ve geliştirmeyi sürdürüyor. Valkey'in Redis çatalı ve OpenSearch'in Elasticsearch çatalı bu sürecin en çok izlenen örnekleri oldu. Şirketlerin bu kararları gerekçesi tutarlı: Büyük bulut sağlayıcıların projeye katkı sağlamaksızın yazılımı ticari olarak sunması, geliştiricilerin sürdürülebilirliğini sekteye uğratıyor. Lisans sıkılaştırması, bu bedava yolculuğu (free rider) sorununa karşı bir kalkan olarak konumlandırılıyor. Topluluğun tepkisi ise bu gerekçeyi kısmen kabul etmekle birlikte, lisans değişikliğini özgür yazılım tanımıyla bağdaşmaz buluyor. Açık Kaynak Girişimi, SSPL ve BSL başlıklı lisansları "açık kaynak" olarak kabul etmiyor; bu tutum, topluluk içindeki ayrışmayı daha da derinleştiriyor. Açık kaynak veritabanı çatallanma süreçlerinin uzun vadeli etkisi tartışmalı. Bazı analistler çatalların özgün projelerle rekabet ederek inovasyon hızını artırdığını savunuyor. Diğerleri geliştirici topluluklarının parçalanmasının, her iki projedeki ilerleme hızını yavaşlattığını öne sürüyor. Kurumsal kullanıcılar açısından ise lisans belirsizliği, uzun vadeli tedarik planlamalarını zorlaştıran bir risk faktörü haline geldi.