Kaçkar Dağları Milli Parkı, Türkiye'nin en yüksek dördüncü zirvesini ve yurdun en sarp yürüyüş rotalarından bazılarını barındırır. Rize ve Artvin illerinin sınırında yer alan bu alan, deniz seviyesinden 3937 metreye kadar yükselen bir yükseklik gradyanıyla son derece çeşitli bir ekosistemi bir arada barındırır. Parkın coğrafyası iki farklı yüzü bir arada sunar. Karadeniz'e bakan kuzey yamaçlar yoğun yağış alır; fındıklık, meşelik ve ardıç ormanlarının ardından sarp kayalıklar ve karla örtülü platolar açılır. Güney yamaçlar ise iklim ve bitki örtüsü açısından belirgin biçimde farklıdır: daha kurak, daha açık ve daha geniş panoramik görüşe sahiptir. Çoruh Vadisi'ne açılan bu yamaçta yürüyenler kendini Orta Asya ile Doğu Anadolu'nun kesiştiği bir coğrafyada bulur. Kaçkar Dağları Milli Parkı'nın öne çıkan değerleri arasında glasyal göller özel bir yer tutar. Deniz Gölü, Karagöl ve Avusor gölü, buzulların geride bıraktığı çanaklarda oluşmuş alpine ekosistemler barındırır. Bu göllerin çevresindeki yüksek yaylalarda, Ayder, Kavrun, Hazindağ, hayvancılık kültürü geleneksel biçimde sürmektedir. Flora zenginliği botanik açıdan dikkat çekicidir. Endemik türlerin yoğunluğu, bölgeyi bilimsel araştırmalar için de değerli kılar. Sarıçiçek ve rododendron ormanları yaz başında açtığında yamaçlar görsel olarak etkileyici bir manzaraya bürünür. Kaçkar Dağları Milli Parkı ziyaretçi altyapısı açısından henüz geliştirme aşamasındadır. Ana kapılar olan Ayder ve Yusufeli güzergâhlarından giriş mümkündür; ancak zorlu arazi koşulları için deneyimli rehber eşliği önerilir. Yüksek rakım hızla değişen hava koşulları üretir; haziran-eylül arası pencere dışında pek çok rota erişime kapanır. Ekoturizm kapasitesi yüksektir ancak taşıma kapasitesi konusunda dikkatli bir denge gözetilmesi gerekir. Ziyaretçi yoğunluğunun arttığı dönemlerde hassas alpine vejetasyon üzerindeki baskı gözle görülür hale geldiğinden parkın doğal değerlerini koruyarak gezilebilmesi için rotaların bilinçli seçimi önem taşır.