Kullanımlar ve doyumlar kuramı, 1970'lerden bu yana iletişim araştırmalarında medya tüketimini pasif alımlama değil, aktif ve güdümlü bir süreç olarak inceleyen teorik çerçevedir. Katz, Blumler ve Gurevitch'in sistematik kavramsallaştırmasıyla şekillenen bu yaklaşım, izleyicinin neden belirli medya içeriklerini tükettiği sorusunu merkezine alır. Temel varsayım şudur: İzleyiciler psikolojik ve sosyal gereksinimlerini karşılamak için medyayı seçerek kullanır. Bu aktif kullanım, bilgi arama, eğlenme, kişisel kimlik oluşturma, sosyal etkileşim kolaylaştırma ve kaçış güdülerini kapsamaktadır. Kullanımlar ve doyumlar kuramı bu güdüleri sınıflandırarak medya seçimini belirleyen kişisel ve sosyal faktörleri haritalamayı hedefler. Kuram, "medya insanlara ne yapar?" sorusundan "insanlar medyayla ne yapar?" sorusuna geçişi simgelemektedir. Bu perspektif değişimi, bireysel farklılıkları ve bağlamsal değişkenleri analitik tabloya dahil etmesi açısından medya etkisi araştırmalarında önemli bir kırılmayı temsil etmektedir. Empirik araştırma programı açısından kullanımlar ve doyumlar kuramı çeşitli medya türleri, demografik gruplar ve kültürel bağlamlarda geniş ölçekte test edilmiştir. Araştırmacılar, belirli medya türlerinin hangi doyum kategorilerini karşıladığını ölçmek için ölçek araçları geliştirmiştir. Kültürlerarası karşılaştırmalar, güdü örüntülerinde hem evrensel örtüşmeler hem de bağlama özgü farklılıklar bulgulamıştır. Kurama yönelik eleştiriler birkaç boyutta yoğunlaşmaktadır. Kişisel güdüler üzerindeki vurgu, yapısal kısıtlar ve medya ortamlarının biçimlendirici özelliklerini görece arka plana iter. İzleyicinin ne kadar rasyonel ve amaçlı seçim yaptığı varsayımı da sorgulanmıştır: Alışkanlıksal tüketim, dikkat ekonomisinin kurgusal yapıları ve aşırı içerik teklifleri izleyici etkinliğinin teorik portresini karmaşıklaştırmaktadır. Dijital ve çok platformlu ortamda kullanımlar ve doyumlar kuramı yeniden güncellik kazanmıştır: İzleme seçeneğinin sonsuzlaştığı algoritma destekli içerik ortamlarında güdü ve seçim mekanizmaları, yeni bağlamlarda hem doğrulanmakta hem de revize edilmektedir. İnteraktif, kişiselleştirilmiş ve sosyal boyutları zengin dijital ortamlar, kullanım ve doyum kategorilerinin genişletilmesini zorunlu kılmaktadır.