Yetişkinlikte bir şeyler öğrendiğinizde ya da uzun süreli bir alışkanlığı değiştirdiğinizde, beyin tam anlamıyla fiziksel olarak değişir. Bu sürecin adı nöroplastisite, ve beyin hakkındaki en güçlü kavramlardan biri. Nöroplastisite nedir sorusunun kısa cevabı: beynin yeni deneyimler, öğrenme ve pratik aracılığıyla kendini yeniden düzenleme, bağlantılar kurma ve hatta yeni nöronlar üretme kapasitesi. Uzun süre bilim insanları beynin belirli bir yaştan sonra değişmeye kapalı olduğuna inanıyordu. Beyin yapısının çocuklukta biçimlendiği, sonrasında sabit kaldığı düşünülüyordu. Bu görüş artık doğru değil. Nöroplastisite araştırmaları, yetişkin beyninin de ciddi düzeyde dönüşüm geçirebildiğini ortaya koydu. Sinaptik plastisite bunun temel mekanizması. Sık kullandığınız bağlantılar güçlenir, az kullandıklarınız zayıflar. Beynin "use it or lose it" (kullan ya da kaybet) prensibiyle çalıştığı söylenir, bu büyük ölçüde doğru. Pratik örnekler bu ilkeyi somutlaştırır. Londra taksicilerinin beyninde, yıllarca karmaşık şehir haritasını ezberlemek zorunda kalan kişilerin, uzamsal hafızadan sorumlu hipokampüs bölgesinin ortalamadan daha büyük olduğu bulundu. Bir müzisyenin parmak hareketlerinden sorumlu motor kortekste de benzer yapısal farklılıklar gözlemlendi. Nöroplastisite nedir sorusu kişisel gelişim açısından da anlam taşır. Yeni bir dil öğrenmek, çalgı çalmak ya da spor yapmak beynin farklı bölgelerini farklı biçimlerde şekillendirir. Stres ve travma da plastisite üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir, ama yine de bu değişimler kalıcı değildir, tedavi ve olumlu deneyimlerle geri dönüşüm mümkün. Beyin değişmez bir organ değil. Her gün ne öğrendiğiniz, nasıl odaklandığınız, ne tür deneyimler yaşadığınız, bunların tamamı birikimli olarak beyninizi şekillendirir.