FIP kedi peritonit tedavi alanı, son yıllarda antiviral ilaçların devreye girmesiyle köklü biçimde dönüşmüştür. Felin enfeksiyöz peritoniti (FIP), felin koronavirüsünün (FCoV) bilinmeyen tetikleyicilerle mutasyona uğrayarak makrofaj tropizmi kazanmasıyla ortaya çıkan ve tarihsel olarak %100'e yakın ölüm oranıyla tanımlanan bir hastalıktır. FIP kedi peritonit patogenezi, viral mutasyon hipotezi çerçevesinde ele alınır. Enterik FCoV, bağırsak epitel hücrelerini enfekte ederek asemptomatik replikasyon sergiler; seroprevalans çalışmaları barınak popülasyonlarında %40-50'yi aşan enfeksiyon oranları ortaya koymaktadır. Bilinmeyen koşullar altında, immün baskılanma, yaş, genetik yatkınlık, virüs makrofajları enfekte etme kapasitesi kazanır ve sistemik yaygınlaşma başlar. Bu süreçte viremia, granülomatöz inflamasyon ve immün kompleks birikimi wet (effüzyon) ya da dry (granülomatöz) klinik tabloya zemin hazırlar. FIP kedi peritonit tedavisinde antiviraller, GS-441524 (adenosin nükleozit analoğu) ve nirmatrelvir/ritonavir kombinasyonunu içeren protokoller ile umut verici klinik iyileşme oranları bildirmektedir. GS-441524, RNA-bağımlı RNA polimeraz inhibisyonu yoluyla viral replikasyonu engeller; 12 haftalık tedavi protokollerinde tam remisyon oranlarının %80-90 aralığına ulaştığına dair klinik seriler yayımlanmıştır. FIP kedi peritonit tedavi kararında hastalık formu, alfa-1 asit glikoprotein düzeyi, A:G oranı ve PCR doğrulaması temel tanı bileşenleri olarak kullanılır. Antiviral tedavinin maliyeti ve erişim güçlüğü hâlâ önemli bir engel olmakla birlikte lisanslı veteriner preparatlarının piyasaya girişi bu tabloda değişim yaratmaktadır.