Kronotop Bakhtin kavramı, edebiyat teorisinin mekan ve zaman gibi iki ayrı analitik kategorisini birleştiren nadir ve verimli kavramlardan biri. Mikhail Bakhtin'in 1937-1938 tarihli çalışmasından kaynaklanan bu terim, fizik biliminden ödünç alınmış; ancak içerik açısından tamamen dilsel ve edebi bir bağlama taşınmış. Kronotropun temel argümanı şu: anlatıda mekan ve zaman birbirinden bağımsız işlemez. Belirli mekan türleri belirli zaman deneyimleriyle eşleşir ve bu eşleşme anlatı türünün karakterini belirler. Sıradan bir örnek vermek gerekirse yol kronotropu, yolculuk motifi, maceranın ve dönüşümün olanaklı olduğu zaman-mekan konfigürasyonunu tanımlıyor. Yol üzerinde zaman süreksiz ve hızlıdır; mekan sürekli değişir; kişi aynı bağlamda kalmaz. Kronotop Bakhtin analizinin güçlü yönü, roman türü tarihini mekan-zaman konfigürasyonlarının dönüşümü üzerinden okumasına olanak tanıması. Antik Yunan romanlarındaki macera-zaman, başlangıç ve son arasında geçen her şey olayların gerçek olduğu bir vakum olarak, ortaçağ romanlarındaki yol-zamanından farklı işliyor; modern roman ise iç mekanı gündelik zamanla buluşturarak başka türde bir kronotrop kuruyor. İdil (idyll) kronotropo köy ve çocukluk hafızasıyla özdeşleşmiş bir zaman-mekan anlamına geliyor: döngüsel, neredeyse tarihsiz, arındırılmış. Bunun karşısında Bildungsroman'ın kronotropo bireysel tarihsel zaman ve toplumsal uzamdaki yerleşimi birleştiriyor. Her iki çerçeve analitik bir kateori olarak değil anlatı tarzı olarak iş görüyor. Kronotop Bakhtin teorisinin eleştirisi de bu kavramın güçlü yanlarını ortaya çıkarıyor. Kavram çok kapsamlı olduğu için neredeyse her şeyi kronotrop olarak adlandırma tehlikesi taşıyor. Eleştirmenler sınır koşulları olmayan bir kategorinin açıklayıcı olmaktan çok tanımlayıcı kaldığını savunuyor. Bu itiraz karşısında Bakhtin savunucuları kronotropun yapısalcı düz sınıflandırmanın değil tarihsel-diyalojik bir okumanın aracı olduğunu öne sürüyor. Çağdaş uygulamalarda kronotrop Bakhtin analizinin yeni biçimler için de geçerliliği tartışılıyor. Dijital anlatı ortamları, oyunlar, etkileşimli hikayeler, hipertekst, mekan ve zamanı birbirinden koparıp yeniden birleştiriyor; bu esneklik geleneksel kronotrop tiplerini zorluyor. Bu yeni form için hangi kronotrop modelinin geçerli olduğunu araştırmak, teorinin güncel üretkenliğini sınıyor.