Bilim kurgu filmlerinde hep yıldız gemilerinin yakıtı olarak karşımıza çıkar. Ama antimadde nedir gerçekten, ve neden bu kadar büyük ilgi çekiyor? Antimadde nedir sorusunun cevabı şaşırtıcı derecede basit bir tanımla başlar: antimadde, sıradan maddenin zıt yüklü karşılığıdır. Bir elektron negatif yüklüdür; onun antimadde karşılığı pozitron ise pozitif yüklüdür. Bir proton pozitif yüklüdür; antiprotonu negatif yüklüdür. Antimadde nedir sorusunu daha da ilginç kılan şu gerçektir: evren teorik olarak eşit miktarda madde ve antimadde içermeye başladı. Büyük Patlama'da bu iki tür eşit miktarda üretilmişti. Ama bugün çevremize baktığımızda her yerde madde var, antimadde ise son derece az. Bu asimetri, fizikteki en büyük açık sorulardan biridir. Madde ile antimadde karşılaştığında ne olur? İkisi temas ettiği anda birbirini tam olarak yok eder. Bu süreç "anihilasyon" (yok oluş) olarak adlandırılır. Yok olan madde ve antimadde tamamen enerjiye dönüşür. Einstein'ın ünlü E=mc² formülü burada devreye girer: çok küçük bir kütle, muazzam bir enerji miktarına karşılık gelir. Gram başına açığa çıkan enerji, herhangi bir kimyasal reaksiyonun miliarlarca katıdır. Bu yüzden antimadde, teoride mükemmel bir enerji kaynağı gibi görünür. Ama pratikte üretmek son derece zordur ve pahalıdır. Parçacık hızlandırıcılarında üretilen antimadde miktarları son derece küçüktür ve bu üretim, elde edilecek enerjiden çok daha fazla enerji tüketir. Antimadde nedir sorusunun tıp boyutu ise çok daha somut ve pratik uygulamalar sunuyor. PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) taramaları, vücutta pozitron, yani bir tür antimadde, kullanır. Bu pozitronlar, vücuttaki elektronlarla birleşerek fotonlar üretir ve bu fotonlar görüntü oluşturmak için kullanılır. Antimadde, hastanelerde zaten kullanılıyor.