Relevé, dansçının topukları yerden kaldırarak ağırlığını metatarsal başlarına ve parmak uçlarına aktardığı temel bir dans hareketidir. Görünürde basit olan bu hareketin arka planında, releve ayak kemeri aktivasyonu ve intrinsik kas koordinasyonunu gerektiren karmaşık bir biyomekanik ilişki yatar. Ayak kemeri, anatomik olarak üç ayrı yapıdan oluşur: medial longitudinal, lateral longitudinal ve transvers kemeri. Relevé sırasında medial longitudinal kemerin dinamik olarak korunması, hareketin bütünlüğü açısından belirleyicidir. Bu kemer sistemi plantar fasya, intrinsik ayak kasları (kısaca intrinsikler: lumbrikaller, interossei, abductor hallucis, flexor digitorum brevis) ve ekstrinsik kasların distal tendonları tarafından birlikte desteklenir. Releve ayak kemeri aktivasyonu bağlamında intrinsik kasların rolü sık sık küçümsenir. Bu kas grubu, metatarsofalangeal eklemlerin fleksiyonu ve parmak stabilitesini sağlayarak ağırlığın eşit dağılmasına katkıda bulunur. Yeterli intrinsik kas gücü olmayan dansçılarda relevé sırasında "pençe parmak" olarak adlandırılan fleksiyon deformiteleri ortaya çıkabilir; bu patern hem estetiği bozar hem de plantar yapılar üzerindeki yük dağılımını olumsuz etkiler. Üst ayak bileği dorsiflektor ve plantarfleksör dengesi de releve kalitesini doğrudan şekillendirir. Gastrosoleus kompleksinin esnekliği, dansçının ağırlık merkezini yeterli yüksekliğe taşımasına izin verirken; soleus kasının tekrarlayan eksantrik yüklenme kapasitesi, alçalma fazındaki kontrol açısından belirleyicidir. Releve ayak kemeri değerlendirmesi klinik pratikte navikular düşmesi (navicular drop) testi ve tek ayak releve sabitleme testi gibi fonksiyonel ölçümlerle yapılabilir. Anatomik olarak düşük kemeri olan dansçılarda zorunlu olarak daha agresif intrinsik güçlendirme protokollerine ihtiyaç duyulur; yüzey EMG çalışmaları bu kasların antrenmanının kemer desteği üzerindeki etkisini nesnel biçimde göstermektedir.