Verim eğrisi resesyon göstergesi ilişkisi, kısa vadeli faizlerin uzun vadeli faizlerin üzerine çıktığı tersine dönme olgusuna (inversion) dayanan ve akademik literatürde geniş biçimde belgelenmiş bir öngörü mekanizmasına dayanır. Verim eğrisinin şeklini açıklamak için üç temel teori geliştirilmiştir. Beklentiler teorisi, uzun vadeli faizleri gelecekteki kısa vadeli faiz beklentilerinin geometrik ortalaması olarak tanımlar; bu çerçevede eğri düzleşmesi faiz indirimi beklentisini yansıtır. Likidite tercihi teorisi, uzun vadeli yatırımcıların vade primini (term premium) talep ettiğini öne sürer; bu prime rağmen eğrinin tersine döndüğü durumlarda piyasanın beklenti bileşeninin güçlü bir baskı uyguladığı anlaşılır. Piyasa segmentasyonu teorisi ise yatırımcı tabanının tercih ettiği vade dilimlerine (habitat) takıldığını savunur; Fannie Mae ve sigorta şirketleri gibi kurumsal yatırımcıların uzun ucuna sistematik talebi bu çerçevede açıklanır. Empirk verim eğrisi resesyon göstergesi çalışmalarında en yaygın kullanılan spread 10 yıl ile 3 aylık hazine getirisi arasındaki farktır. Estrella ve Mishkin (1998), 1968-1995 dönemi ABD verisiyle bu spreadın dört çeyrek ileriye dönük resesyon olasılığını anlamlı biçimde tahmin ettiğini probit modelle göstermiştir. Aynı yazarlar, ticaret dengesi ve reel kısa faiz gibi alternatiflere karşın verim eğrisinin tek başına en güçlü öngörücü olduğunu saptamıştır. Ancak bu ilişki mekanik değildir. 2022-2023 dönemi bu tartışmayı yeniden alevlendirmiştir: eğri keskin biçimde tersine döndü, ancak öngörülen resesyon beklenen sürede gerçekleşmedi. Bunun birkaç açıklaması öne sürülmektedir. Merkez bankası bilançolarının genişlemesi uzun ucun vade primini yapısal olarak bastırmıştır; bu durumda eğri tersine dönme önceki dönemlere kıyasla daha az bilgi içeriği taşır. Öte yandan Bauer ve Mertens (2018) vade primini kontrol eden çalışmalarında beklenti bileşeninin öngörü gücünün korunduğunu göstermiştir. Verim eğrisi resesyon göstergesi kullanımında sinyal gecikmesi de kritik bir tasarım sorunudur. Tarihsel olarak ters dönme ile resesyon başlangıcı arasındaki süre 6 ile 24 ay arasında değişmektedir; bu geniş aralık pratik zamanlamayı güçleştirir. Probit modellerinde sinyal eşiğini, spread seviyesini ve değişim hızını birlikte göz önünde bulunduran bileşik göstergeler tek bir sabit eşiğe göre daha kararlı sonuçlar vermektedir. Uluslararası karşılaştırmalar ise verim eğrisi resesyon göstergesi ilişkisinin ülkeden ülkeye değiştiğini ortaya koyar. Almanya ve Japonya gibi yapısal cari fazla veren ekonomilerde yabancı sermaye talebinin uzun ucu baskılaması, eğri eğiminin resesyon bilgi içeriğini azaltır. Bu çapraz ülke farklılıkları, mekanizmanın yalnızca faiz beklentisiyle değil arz-talep dengeleriyle de şekillendiğini göstermektedir.