Erken erişim oyun modeli, bağımsız geliştiricilere finansman ve topluluk geri bildirimi sağlayan değerli bir araç olarak doğdu. Bugün ise bu modelin bazı yapımcılar tarafından kalite güvencesi maliyetini tüketiciye yüklemek için kullanıldığı görülüyor. Oyuncular, bedelini ödedikleri ürünün ne zaman tamamlanacağını bilmeden, hatta tamamlanıp tamamlanmayacağından emin olmadan satın alıyor. Erken erişim oyun modeli şeffaflık taahhüdü gerektiriyor; ne var ki bu taahhüt pratikte tutulmuyor. Yayınlanma takvimi belirsizleşiyor, geliştirme güncellemeleri seyrekleşiyor, çıkış sonrası terk edilen projeler artıyor. Oyuncular satın alma kararlarını iyi niyetle veriyor; geliştiricinin niyet değişikliğinin faturasını ise sadece para değil, harcanan zaman ve duygusal yatırım olarak da ödüyor. Erken erişim oyun modeli kendiliğinden kötü değil; ama kuralsız bir ortamda çalışıyor. Dağıtım platformlarının bu modelde zorunlu standartlar belirlemesi gerekiyor: Minimum güncelleme sıklığı, ilerleme raporlama yükümlülüğü ve geliştirmesi duran oyunlar için iade politikası. Bu standartlar olmadan model, tüketiciyi iyi niyetle bedelini ödeyen test kullanıcısına dönüştürmeye devam edecek.