Origami deneyimim pandemi döneminde başladı. Evdeydik, zaman vardı, kâğıt vardı. İlk katlama denemem bir kâğıt turna oldu, nasılsa herkes yapabiliyor diye düşündüm. Yarım saat sonra ellerimde üçgen bir yığın vardı. Turna çok uzaktaydı. Origami deneyiminin o ilk anından iki yıl geçti. Bu sürede basit hayvan şekillerinden modüler origami, sonra ıslak katlama tekniğine kadar ilerledim. Size bu yolculuğu dürüstçe anlatayım. Origami deneyiminde beni en çok şaşırtan şey geometrinin her yerde olması oldu. Her katlama aslında bir açı, her şekil bir dizi hesap. Matematikten kaçan biri olarak origaminin matematiğini sevdiğimi fark ettim, çünkü burada sonucu ellerimle görüyorum, soyut değil. En sinirlendiren an: bir katlama sırasında hata yapınca sadece o adımı değil, zaman zaman tüm modeli yeniden yapmak gerekiyor. Origami deneyimi beni düzeltme sanatını öğretti. Yeniden başlamak bazen düzeltmekten kolay. İki yılın ardından artık kendi tasarımlarımı oluşturuyorum. Bir fikir aklıma geliyor, nasıl katlanacağını düşünüyor, deniyorum. Origami deneyiminin bende bıraktığı en büyük iz bu yaratıcı süreç, bir kâğıt parçasından bir fikri üç boyuta taşımak. Kâğıt hâlâ en sade ve en derin malzeme benim için.