Dil tipolojisi sözcük sırası araştırmaları, dünya dillerini temel yapısal özelliklerine göre sınıflandırarak ikinci dil öğrenimi üzerindeki transfer etkilerini sistematik biçimde incelemenin çerçevesini sunar. SOV-SVO-VSO sıralaması gibi tipik sözcük sırası parametrelerinin ikinci dil öğrenme güçlüğüyle ilişkisi, bu alanın temel araştırma sorusudur. Dil tipolojisi sözcük sırası perspektifinden dünya dilleri belirli evrensel eğilimler göstermektedir. Greenberg tipolojisinin belirlediği örüntüler, dillerin birbiriyle içsel tutarlılık içinde çalışan tipik parametreler kümeleri barındırdığını ortaya koyar: SOV diller (Japonca, Türkçe, Korece) tipik olarak eylem öncesi yan tümce yapıları, son ekle işaretleme ve çekim sonekleri kullanırken; SVO diller (İngilizce, Fransızca, Türkçe değil) eylem sonrası yardımcılar ve ön takılar kullanır. Bu özellikler tek başına rastgele değil, tipik bir kümenin parçasıdır. Ana dil ile hedef dil arasındaki tipol uzaklık, transfer güçlüğünü belirleyen bir değişken olarak araştırılmaktadır. Türkçe bir konuşucu için İngilizce öğrenmek, Rusça öğrenmeye kıyasla temel sözcük sırası açısından daha büyük bir tipol mesafe içerir. Bu mesafe dilbilgisel hata örüntüleri ve edinim hızıyla ne ölçüde ilişkilidir? Dil tipolojisi sözcük sırası araştırmalarının yanıtı nüanslıdır: Sözcük sırası parametrelerindeki farklılık belirli güçlüklere zemin hazırlar, ancak bu ilişki doğrusal değildir ve pedagojik maruz kalma, işleme motivasyonu ve bireysel dil yeteneği tarafından önemli ölçüde biçimlendirilir. Pedagojik aktarım kuramı (Contrastive Analysis Hypothesis) bu alanda tarihi bir yere sahiptir: Ana dil ve hedef dil arasındaki yapısal farklılık ne büyük ise öğrenme güçlüğünün o ölçüde yüksek olacağı öngörüsü, deneysel testlerde öngörü gücünün beklenenden zayıf olduğunu ortaya koymuştur. Hata analizi, öğrencilerin güçlük yaşadıkları noktaların her zaman tipolojik mesafeyle örtüşmediğini göstermiştir. Güncel araştırmalar daha ince sorular sormaktadır: Belirli sözdizimsel yapıların öğrenim sırası tipolojik benzerlikleri takip ediyor mu? Karmaşık hedef dil yapıları (örneğin İngilizcede soru oluşturma ya da pasif) hangi tipolojik geçmişe sahip konuşucular için daha az ya da daha çok zorlayıcıdır? Bu soruların yanıtları, dil öğretim materyallerinin dil tipoloji farkındalığını içermesi gerekip gerekmediğini de tartışmaya açmaktadır.