Deneysel psikoloji klinik psikoloji araştırma farklarını anlamak, bu iki alanın çıktılarını doğru yorumlamak için gereklidir. İkisi de insan psikolojisini inceler; ama sordukları sorular, kullandıkları yöntemler ve ürettikleri bilgi türleri birbirinden belirgin biçimde ayrışır. Deneysel psikoloji, kontrollü koşullarda nedensellik ilişkilerini belirlemeye çalışır. Laboratuvar ortamında bağımsız değişkenler manipüle edilir, bağımlı değişkenler ölçülür. Deneysel psikoloji klinik psikoloji araştırma karşılaştırmasında deneysel yaklaşımın gücü içsel geçerliliğidir: karıştırıcı değişkenler dışarıda tutulur ve gözlemlenen etkinin nedeninin ne olduğu güvenilir biçimde söylenebilir. Deneysel psikolojinin sınırlılığı ise dış geçerlilik sorusudur. Laboratuvar koşulları gerçek yaşamı ne ölçüde temsil eder? Üniversite öğrencilerinden oluşan katılımcı havuzu tüm insanlığı temsil eder mi? WEIRD (Western, Educated, Industrialized, Rich, Democratic) örneklem eleştirisi deneysel psikoloji literatürünü uzun süre meşgul etmektedir. Klinik psikoloji araştırması ise psikolojik bozuklukların tanısı, tedavisi ve önlenmesiyle ilgilidir. Deneysel psikoloji klinik psikoloji araştırma ayrımında klinik alanın gerçek hastalarla çalışması, dış geçerliliği otomatik olarak artırır. Terapi etkinliği araştırmaları, tanı güvenilirliği çalışmaları, müdahale programları bu alanda yer alır. Klinik araştırmanın zorluğu kontrol koşullarındadır. Terapinin etkinliğini test etmek için plasebo kontrolü uygulamak zordur; kör tasarım çoğu zaman mümkün değildir. Etik kısıtlamalar araştırma tasarımını sınırlayabilir. İki alan giderek yakınlaşmaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, deneysel laboratuvar bulgularının klinik uygulamaya taşınmasının başarılı bir örneğidir. Deneysel psikoloji klinik psikoloji araştırma sinerji alanları, translasyonel araştırma adıyla bu iki dünyayı birleştirmeye çalışır. Her alanın güçlü yanı, diğerinin zayıf noktasını tamamlar.