Rafta "su tasarrufu yanıltıcı etiketler" ifadesini taşıyan ürünleri görünce ilk tepki genellikle olumlu oluyor. Ama bu etiketlerin arkasında gerçekten ne var? Birçok su tasarruflu ürün, tüketiciye net bir kazanım vaat eder: yüzde otuz daha az su tüketimi, yüzde elli daha verimli akış, enerji tasarrufu. Bu rakamlar nereden geliyor? Çoğunlukla üreticinin kendi laboratuvarından. Bağımsız doğrulama yoksa bu iddiaları olduğu gibi kabul etmek zor. Üç temel sorun var. Birincisi, test koşulları ile gerçek kullanım koşulları arasındaki uçurum. Üretici, ürünü sabit basınçlı, sabit sıcaklıklı bir ortamda test eder. Evdeki su borusu ise gün boyunca değişken basınçla çalışır. Bu fark, vaat edilen tasarruf rakamını ciddi biçimde düşürebilir. İkincisi, etiketteki "su tasarrufu" ifadesinin neyi kapsadığı belirsizdir. Bazı üreticiler ürünün kendi performansını baz alır; bir önceki nesil ürünle karşılaştırma yapmazlar. Dolayısıyla referans nokta kayar. Üçüncüsü, su tasarruflu etiket taşıyan bazı ürünlerin toplam yaşam döngüsü değerlendirmesi hiç yapılmamıştır. Ürünün üretimi, nakliyesi ve kullanım ömrü sonundaki atık yönetimi hesaba katıldığında tablo değişebilir. Plastik gövdeli bir su tasarruflu başlık, üretimde harcadığından çok daha fazlasını tüketiciye "tasarruf" olarak sunar; ama bu tasarruf gerçek mi, yoksa matematiksel bir yanılsama mı? Su tasarrufu yanıltıcı etiketler meselesinde tüketici ne yapmalı? Etiket okumak gerçekten yeterli değil. Ürünün bağımsız bir kuruluş tarafından test edilip edilmediğine bakılmalı. Avrupa'da EN belgesi, farklı ülkelerde NSF veya WaterSense gibi üçüncü taraf sertifika programları var. Bu belgeler olmadan yapılan tasarruf iddiaları büyük ölçüde pazarlama argümanı olarak kalır. Bir de davranışsal boyut var. Su tasarruflu bir ürün alan kullanıcı, çoğu zaman farkında olmadan daha uzun duş alıyor. "Nasılsa tasarruf ediyorum" algısı, gerçek tasarrufu sıfırlayabilir ya da tersine çevirebilir. Bu psikolojik telafi etkisi araştırmalarla belgelenmiştir. Su tasarrufu yanıltıcı etiketler sorununu çözmek için bireysel tüketicinin dikkatli olması tek başına yeterli değil. Bağımsız denetim mekanizmaları, şeffaf test raporları ve standart ölçüm metodolojileri olmadan raf etiketleri birer vaattan ibaret kalır.