Oksijen üretimi deney anım, kimyayı ilk gerçekten görünür kılışım oldu. Laboratuvarda hidrojen peroksiti ortam ısısında tutuyorduk ve bir katalizör ekleyip oksijen gazı ürettik. Burada mesele ürettiğimiz gazın gerçekten oksijen olduğunu nasıl ispatlayacağımızdı. Hocamız bir çözüm hazırladı. Fenol ftalein indikatörü eklenmiş bazik bir çözelti. Oksijen bu çözeltiye geçince renk pembeleşecekmiş. Çok sade, şüpheyle karşıladım. Oksijen üretimi deney sırasında tüpü çözeltiye yaklaştırdım. Gazı içine çektim. Ve çözelti pembeleşti. Birden, hızlıca, görebileceğim şekilde. Bu o an için gerçekten şaşırtıcıydı. Oksijen gazı görünmez. Rengi yok, kokusu yok. Ama bir indikatörü renklendirdi. Bu görünmezi görünür kılmak, kimyanın en büyük büyüsüydü benim için. Oksijen üretimi deney sonrasında indikatörler konusunu araştırdım. Fenol ftalein bazik ortamda pembeye dönüyor, asidik ortamda renksiz kalıyor. Oksijen su içinde çözündüğünde bazikliği değiştiriyor, bu da indikatörü tetikliyor. Basit mekanizma, büyük sonuç. Kimya benim için o güne kadar sayfa sayfa formüldü. Ezber, sınav, geç. Ama oksijen üretimi deney anında renk değiştiren bir çözelti, soyutu somuta taşıdı. Artık indikatörler gördüğümde ne olduğunu anlıyorum ve o pembeleşen çözeltiye bakıyorum zihnimde. Bazen tek bir gözlem, saatler süren ders anlatımından daha kalıcı bir iz bırakıyor. Bilgi elle tutulur hale gelince asılı kalıyor.