Araç muayene kriterleri, Türkiye'de trafik güvenliğini artırmak amacıyla oluşturulmuş bir sistem olarak sunulmaktadır. Ancak bu kriterlerin gerçek güvenlik açıklarını ne ölçüde kapattığı sorgulanmaya değer bir konudur. Araç muayene kriterleri açısından en temel eleştiri, testlerin statik koşullarda yapılmasıdır. Fren sistemi, emisyon ve aydınlatma denetimleri büyük ölçüde araç hareketsizken gerçekleştirilmektedir. Oysa gerçek trafik koşullarında ortaya çıkan dinamik güvenlik sorunları, bu statik testlerde tespit edilemeyebilmektedir. Örneğin yüksek hızda fren performansı, yüklü araçta süspansiyon davranışı ve sıcaklık etkisiyle değişen lastik basıncı bu testlerde görünür olmamaktadır. Muayene sıklığı da tartışılabilir. Eski araçların aynı kontrol sıklığına tabi tutulması, yaşla birlikte artan mekanik yorulmayı yeterince yakalayamamaktadır. Avrupa'da pek çok ülkede muayene sıklığı araç yaşıyla orantılı olarak artmaktadır; bu uygulama risk yönetimi açısından çok daha mantıklı bir yaklaşımdır. Araç muayene kriterleri kapsamında bir diğer sorun, muayene kuruluşları arasındaki standart farklılığıdır. Aynı araç farklı muayene merkezlerinde farklı sonuç alabilmektedir. Bu tutarsızlık, sistemin güvenilirliğini zedelemektedir. Daha etkili bir muayene sisteminin tasarımında dinamik fren testleri, yaşa bağlı denetim yoğunluğu ve muayene merkezlerinin bağımsız denetimi öncelikli olarak ele alınmalıdır. Araç muayenesi, trafiği güvende tutmak için bir formalite değil gerçekten işleyen bir güvenlik mekanizması olmak zorundadır.