Triatlon hazırlığı diyorum ama aslında mesele şu: bir yıl önce yüzmeyi neredeyse hiç bilmiyordum, bisiklette ortalama bir şehirliyim ve uzun mesafe koşudan nefret ediyordum. Bu üç şeyi birlikte yapmak aklımda yoktu. Ama denemeye karar verdim. İlk öğrenim: disiplin ilhamdan çok daha güçlü. Triatlon hazırlığının başında heyecanlıydım, her antrenmana koştum. İkinci ay rutine döndü. Üçüncü ayda can sıkıntısı geldi. Ama devam ettim, çünkü takvim vardı önümde. İkinci öğrenim: tek spor değil, üç spor. Her biri ayrı beceri, ayrı kas, ayrı zihin. Yüzme teknik, bisiklet dayanıklılık, koşu motivasyon meselesi oldu bende. Üçüncü öğrenim: yüzme en zor başlangıç sporuydu. Havuza girince dört uzunluk yüzebiliyordum. Nefes tükeniyordu. Teknik değil, panikti. Bunu geçmek için ayrı çalışma yaptım. Triatlon hazırlığının en sabır isteyen kısmı yüzme oldu. Dördüncü öğrenim: beslenme antrenman kadar kritik. Uzun bisiklet sonrası ne yersem sonraki günü nasıl geçirdiğimi direkt etkiledi. Beşinci: dinlenme günleri boşa gitmez. Bunları "kayıp gün" sandım. Yanılmışım. İyileşme de antrenmanın parçası. Altıncı: triatlon hazırlığında küçük hedefler büyük hedefi taşıyor. Tüm yarışı değil, bu haftanın uzun yüzüşünü düşündüm. Yedinci: donanım çok kritik değil, başlangıç için. Pahalı bisiklet yerine uygun kondisyon önce gelir. Sekizinci: topluluk yardım eder. Hazırlanan başkalarını görmek motive etti. Dokuzuncu: yarış günü ne olacağını bilmiyorsun. Şartlar değişir. Esneklik şart. Onuncu: tamamladığımda ağladım. Çizgiyi geçerken değil, değil. Duş alırken. Triatlon hazırlığının bitişinde o anlam birikmişti.