Aristoteles erdem etiği eleştiri, Batı felsefesinin köklü bir geleneğini sorgulamakla başlar. Ve bu sorgu, güncel ahlak tartışmaları açısından sandığımızdan çok daha önemli. Aristoteles'in erdem etiği, iyi bir yaşamın doğru eylemleri yapmaktan değil, erdemli bir karakter geliştirmekten geçtiğini savunur. Cesaret, ölçülülük, adalet, bilgelik gibi erdemler, alışkanlık yoluyla kazanılır ve mutluluğu (eudaimonia) olanaklı kılar. Çerçeve zarif, kapsamlı ve gündelik ahlak sezgileriyle uyumlu. Ama Aristoteles erdem etiği eleştirisi, bu çerçevenin ciddi kör noktaları olduğunu gösteriyor. Birincilik sorunu: Aristoteles'in etik sistemi, aristokratik bir toplum modelini normalleştirir. Kadınların, kölelerin ve "barbar" olarak tanımlananların tam erdemli yaşamdan dışlandığı bir çerçeve, evrensel bir etik teorisi iddiası taşıyamaz. Bu bir tarihsel bağlam meselesi olarak geçiştirilemez; çünkü sistemin içsel mantığından kaynaklanır. İkinci sorun: Erdem nasıl tanımlanacak? Aristoteles, erdemin kültürel ve toplumsal pratiklerle şekillendiğini kabul eder. Ama bu, erdemin toplumdan topluma değişebileceği anlamına gelir. Hangi toplumun erdemleri esas alınacak? Bu soruya evrensel bir yanıt üretmek güçtür. Üçüncü sorun: Ahlaki çatışma durumları. İki erdem birbiriyle çatıştığında ne yapılır? Dürüstlük ve şefkat arasında seçim yapmak gerektiğinde, erdem etiği somut bir kılavuz sunamaz. Bunu çözmek için "pratik bilgelik" (phronesis) kavramına başvurulur; ama bu, etik teorinin sistematik çözüm gücünü önemli ölçüde zayıflatır. Dördüncü sorun: Yapısal adaletsizlikler karşısında erdem etiğinin tutumu. Sistem, kötü koşullar içinde bile erdemli davranmayı mümkün görür. Bu sağlam bir bakış açısı gibi görünse de, yapısal sorunları bireysel karakter meselesine indirgeme riskini taşır. Aristoteles erdem etiği eleştirisi, bu geleneğin değersiz olduğunu söylemez. Karakter gelişimini, bağlam duyarlılığını ve anlam odaklı yaşamı etiğin merkezine yerleştirmesi hâlâ değerlidir. Ama bir etik teorinin tarihsel sınırlamalarını görmek, onu daha dürüstçe uygulamak için gereklidir.