Şiir nedir sorusuna tek bir yanıt yok. Herkes bir tanım sunuyor ama hiçbiri tam anlamıyla yeterli gelmiyor. Şiir, belki de tam da bu yüzden, kendini tüketmeyen bir söz olduğu için, yüzyıllardır yaşıyor. En yalın tanımıyla şiir: dilin ses, ritim ve anlam boyutlarının birlikte kullanıldığı yazılı ya da sözlü anlatım biçimi. Ama bu teknik tanım şiirin hissettirdiği şeyi açıklamıyor. Şiir, bir şeyi söylemekten çok bir şeyi hissettirmeyi hedefliyor. Şiirin temel unsurları neler? Ses ve ritim bunların başında geliyor. Kelimeler belirli bir ses akışı içinde dizildiğinde kulağa farklı çarpıyor; bu bilinçli bir tercihin ürünü. Ölçü, yani hecelerin ritimsel dizilişi, geleneksel şiirde bu akışı kuruyor. Kafiye ise benzer sesli sözcüklerin belirli bir düzende tekrarlanması. İmge, şiirin en güçlü araçlarından biri. Soyut bir duyguyu somut bir nesneyle, yerle, renkle ifade etmek, bu şiirin jestleri. "Gözlerin iki derin kuyu" gibi bir ifade, düz anlatımın çok ötesine geçiyor. Şiir türleri çok çeşitli. Lirik şiir bireysel duygu ve düşünceleri işliyor. Epik şiir büyük anlatıları, destanları, taşıyor. Dramatik şiir ise sahneye taşınabilir, diyalog barındıran bir yapı. Türk edebiyatındaki divan şiiri ve halk şiiri de bu ana kategoriler içinde farklı biçimler sunuyor. Serbest nazım, yani kafiye ve ölçü bağından bağımsız şiir, modern dönemin en baskın biçimi. Sözcük seçimi, anlam katmanları ve ritim serbest nazımda birlikte konuşuyor. Şiir nedir sorusunun cevabı belki de okuduğunuzda içinizde açılan o küçük pencerede saklı.