İkincil kaynak değerlendirmesi, akademik tarih araştırmasının temel becerilerinden biri. Birincil kaynaklar dönemin doğrudan ürünleri olduğundan tarihçiler için ayrı bir değer taşırken ikincil kaynaklar, tarihçiler, akademisyenler ve analistlerin başka kaynaklara dayanarak ürettikleri çalışmalar, farklı bir eleştirel çerçeveyi hak ediyor. Bir akademik çalışmayı değerlendirirken yazar, tarih ve bağlam üçlüsü başlangıç noktası. Yazarın disiplini, kurumsal bağlantıları ve daha önceki çalışmalarının yönelimi o çalışmanın hangi soruları sorduğunu ve hangilerini görmezden gelebileceğini kısmen açıklıyor. Bu bağlamın bilinmesi çalışmayı reddetmek için değil, onu kendi çerçevesi içinde daha doğru okumak için gerekli. İkincil kaynak değerlendirmesinde argümanın yapısı merkezi kriter. Merkezi tez ne? Kanıt nasıl kullanılıyor, seçici mi yoksa kapsamlı mı? Karşı argümanlar ve rakip yorumlar dürüstçe ele alınıyor mu yoksa görmezden mi geliniyor? Dipnotlardaki kaynak kullanımı argümanın gücünü ya da eksikliğini ortaya koyuyor. Historiografik konum ikincil kaynak okumasının derinlik katmanı. Her tarih yazımı bir öncekiyle diyalog içinde; hangi okulun, hangi metodolojik yaklaşımın ya da hangi tarih anlayışının içinden yazıldığı çalışmanın problematiğini ve çıktılarını biçimlendiriyor. Sosyal tarih, siyasi tarih, kültürel tarih veya küresel tarih perspektiflerinden hangisinin hakim olduğunu tanımak yorumu yerleştiriyor. Tarihsel revizyonizm ikincil kaynak değerlendirmesinde özellikle dikkat gerektiren bir alan. Revizyonist çalışmalar yerleşik yorumları sorguladığında bu sorgulamanın yeni kanıtlara mı yoksa ideolojik yönelime mi dayandığı kritik soru. Her revizyonizm eşit değil; bazıları gerçekten göz ardı edilmiş kanıtları gün yüzüne çıkarırken bazıları gündemin desteklenmesi amacıyla kanıtın seçici kullanımına yaslanıyor. İkincil kaynak değerlendirmesinin pratik adımları şunları içermeli: metnin ilk okumada ana argümanın ve kanıt yapısının anlaşılması; sonraki okumada dipnot ve kaynakça kontrolüyle hangi birincil ve ikincil kaynaklara dayandığının incelenmesi; en sonunda çalışmanın nasıl alındığının, alıntı yapan çalışmalar, eleştiriler ve yanıtlar, araştırılması. Bu son adım çalışmanın kendi alanındaki konumunu ve tartışmadaki yerini haritalar. Bir akademik tarih çalışmasına özgün yorum getiren eleştirel okuma, kaynağı kabul ya da reddetmekten çok tarihsel bilgi üretim sürecini anlamlandırmaya yardım ediyor. Bu süreç okuyucuyu pasif alıcı olmaktan çıkarıp tarih yazımını aktif biçimde tartışmaya dahil ediyor.