Cinsiyet nötr moda tartışması, sektörün kapsayıcılık söylemini somut değişime dönüştürüp dönüştüremediğini sınayan önemli bir test alanıdır. Koleksiyon lansmanlarında 'gender-free', 'unisex' ve 'fluid fashion' etiketleri artık sıklıkla görülmektedir; ancak bu etiketlerin arkasındaki içerik dikkatli bir incelemeyi hak etmektedir. Cinsiyet nötr moda iddiasının en yaygın biçimi, erkek kesimine ait parçaların kadın bedenine yönelik pazarlanmasıdır. Bu yaklaşım yüzeyseldir; cinsiyet normlarını sorgulayan bir tasarım anlayışı değil, mevcut ürün gamının yeniden etiketlenmesidir. Gerçek anlamda cinsiyet nötr moda, bedenin çeşitliliğini dikkate alan kalıplar, bedene dair ön kabulleri yıkan silüetler ve ikili cinsiyet kategorisinin dışına çıkan bir estetik dil gerektirir. Cinsiyet nötr moda piyasasının büyük bölümü dar bir hedef kitleye hitap etmektedir. Genellikle ince, uzun boylu ve standart ölçülere yakın bedenlerde sergilenen bu parçalar, aslında tam olarak çeşitliliği reddeden bir görsel normla sunulmaktadır. Bu, söylemle pratik arasındaki derin çelişkiyi yansıtmaktadır. Öte yandan bazı bağımsız tasarımcılar, cinsiyet nötr moda fikrini daha radikal biçimde benimsemekte; kalıp tasarımından ölçek sistemine kadar her adımda konvansiyonel cinsiyetlendirmeyle hesaplaşmaktadır. Bu çalışmalar azınlıkta kalmakta ve ana akım moda tarafından ticari kâr amacıyla seyrelterek alıntılanmaktadır. Cinsiyet nötr modanın gerçek bir dönüşüm mü yoksa yeni bir niş mi olduğu, sektörün bunu pazarlama fırsatı değil tasarım sorumluluğu olarak ele alıp almadığıyla belirlenecektir.