Mimarlık lisans projesi, bazı insanlara tek seferinde oturur. Benim için beş kez oturdu; beş kez baştan başladım, beş kez yeni bir sayfa açtım. Bu süreci o dönemde başarısızlık gibi yaşadım. Geriye bakınca en büyük kazanımım oldu. İlk tasarımımı sunarken hocanın yüzü anlatıyordu her şeyi. "Devam et" dedi, ama sesi sizi duyuyorum demiyordu. İkinci denemede daha fazla araştırma yaptım, daha fazla referans taradım. Yine eleştiri aldım; bu kez daha keskin. Mimarlık lisans projesi bir maraton, sprint değil. Üçüncü ve dördüncü denemede başka bir şey oldu. Baştan başlamak artık korkunç gelmiyordu. Hatta bir ritüel hâlini almıştı. Sayfayı kapatıyordum, bir gün bırakıyordum, yeniden açıyordum. Her seferinde o proje hakkında daha fazla şey biliyordum; programını, çevresini, insanlarını. Beşinci tasarım farklıydı. Teknik değil, hissis olarak farklıydı. Kendimden bir şey koymuştum içine; önceki dört denemenin birikimi. Mimarlık lisans projesi jürisinde hocam "sonunda buldunuz" dedi. Beş kez başlamak için değmişti. Mimarlık lisans projesi süreci bana şunu öğretti: Yeniden başlamak başarısızlık değil, net karar verme sürecidir. Yanlış olan neyse onu bırakıyorsunuz; bu cesaret ister. O proje artık bir klasörde duruyor. Zaman zaman açıp bakıyorum. İlk dört versiyonu da sakladım. Her biri o sürecin dürüst bir parçası ve hepsine saygı duyuyorum.