İlkokulda öğretmenimiz yapmıştı bunu. Köpüren karışım, çocukların hayranlık dolu bakışları, "kimya böyle işte" açıklaması. Ben de evde deneyeyim dedim, yıllar sonra, tamamen kendi kendime. Evde kimya deneyi baking soda sirke kombinasyonu yapmak ne kadar basit görünüyor. Bir kaşık karbonat, biraz sirke, hazır. Ama ben o deneyi yaparken tam anlamıyla yanlış bir şey anlamışım, ve bu yanlış anlama üzerine epey vakit kaybettim. Düşünüyordum ki: karışım ne kadar köpürüyorsa reaksiyon o kadar güçlüdür. Mantıklı değil mi? Daha fazla köpük = daha fazla enerji = daha güçlü tepkime. Bu yüzden sirkeyi daha sert döktüm, daha fazla karbonat koydum, daha büyük kap kullandım. Mutfağım bir savaş alanına döndü. Sonra bir video denk geldi. Evde kimya deneyi baking soda sirke konusunu anlatan bir kimyacı şunu söylüyordu: "Bu reaksiyon aslında oldukça zayıf. Dramatik görünür ama açığa çıkan enerji son derece düşüktür. Köpük sizi yanıltıyor." Durdum. Tekrar dinledim. Köpük sadece görsel bir şeydi. Asıl reaksiyon, asetik asit ile sodyum bikarbonатın karbon dioksit gazı üretmesiyle gerçekleşiyordu. Bu CO2 sıvıyı hızla terk ettiği için köpük oluşuyordu. Reaksiyonun şiddeti değil, gazın kaçış hızı belirliyor köpüğün miktarını. Yani ben yıllarca bir gösteriden etkilenmiştim. Deney beni kandırmamıştı, ben deneyi yanlış okumak için kendimi kandırmıştım. Bu fark ettikten sonra evde kimya deneyi baking soda sirke karışımına çok farklı baktım. Kapalı bir kapta denedim: köpük azaldı ama reaksiyon yine de gerçekleşti. Sıcaklık değiştirince hızı nasıl etkilendiğini ölçmeye çalıştım. Artık "vay be ne güzel köpürüyor" diye bakmıyordum, "ne üretiyor, ne tüketiyor" diye soruyordum. Bilim bana bu soruyu sormayı öğretti. Ama öğrenmek için önce yanlış anlamam gerekti. Belki de bu, her zaman böyle işliyor.