Amazon yağmur ormanları kritik nokta tartışması yeni bir araştırmayla alevlendi. Brezilya merkezli bir iklim enstitüsüyle uluslararası araştırmacıların iş birliğiyle hazırlanan çalışma, Amazon havzasının yaklaşık yüzde on yedisinin ormandan savana benzeri açık alana dönüşme eğiliminde olduğunu ileri sürüyor. Amazon yağmur ormanları kritik nokta tartışmasının özünde şu soru yatıyor: Belirli bir ağaç kaybı eşiği aşıldığında orman, su döngüsünü kendi kendine sürdüremez hale mi geliyor? Araştırmacılar bazı bölgelerde bu dönüşümün geri dönülmez bir hal aldığının işaretlerini tespit ettiklerini açıklıyor. Uydu görüntüleri ve yüzey sensörü verileri bir arada değerlendirildiğinde, Amazon yağmur ormanları içindeki kuraklık sürelerinin uzadığı ve yağış düzeninin bozulduğu görülüyor. Bu bozulma, tropik ormana özgü bitki ve hayvan topluluklarının baskı altına girmesine doğrudan bağlanıyor. Araştırma, özellikle güneydoğu Amazon havzasını risk haritasında ön sıralara yerleştiriyor. Bu bölgede hem tarımsal amaçlı ormansızlaşmanın hem de düzensiz yangın faaliyetlerinin yoğunlaştığı kayıtlara geçmiş durumda. Ancak bazı bilim insanları sonuçların yorumunda ihtiyatlı olmak gerektiğini vurguluyor. Kritik nokta kavramının kesin eşik değerinin belirsizliğini koruduğunu, yerel koşullardaki çeşitlilik göz önüne alındığında tüm havza için tek bir eşikten söz etmenin güç olduğunu belirtiyorlar. Amazon yağmur ormanları kritik nokta tartışması, uluslararası iklim müzakerelerinde ormansızlaşmanın önlenmesine yönelik finansman mekanizmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Çevre kuruluşları, sonuçlardan bağımsız olarak koruyucu politikaların güçlendirilmesi çağrısını yineledi.