Absürd tiyatro Türk yorumu meselesi, Beckett, Ionesco ve Pinter gibi isimlerin Türkiye'deki sahnelenme biçimlerine dair uzun süredir biriken bir eleştiriyi yansıtıyor. Absürd tiyatronun teknik unsurları uygulanıyor, ama felsefi derinliği çoğu zaman aktarılamıyor. Absürd tiyatro neyi anlatır? Varoluşsal anlamsızlık, iletişimin çöküşü, zamanın döngüsel yapısı, bireyin sistemle ilişkisindeki çaresizlik. Bunlar soyut temalar değil, belirli dramatik araçlarla somutlaştırılabilen anlatılar. Absürd tiyatro Türk yorumlarında bu araçlar çoğu kez karikaturize ediliyor ya da eserin komedi boyutuna indirgenip felsefi katmanı es geçiliyor. İkinci sorun: Realist oyunculuk eğitimi almış oyuncuların absürd metinle karşılaşması. Beckett bir karakteri nasıl oynamalı? Ionesco'nun ritm ve tempo anlayışı ne? Absürd tiyatro Türk yorumlarının zayıf kaldığı noktalarda çoğu zaman oyuncunun bu estetiğe hazırlıksızlığı belirleyici oluyor. Bir de dramaturg eksikliği var. Absürd metin sahnelenmeden önce derin bir okuma gerektiriyor: Neden bu yazıldı, tarihsel ve felsefi bağlamı ne, Türk seyirci için nasıl anlamlı kılınabilir? Bu soruları sahneleme sürecinde canlı tutan bir dramaturg olmadan, absürd tiyatro Türk yorumu yüzeysel kalıyor. Absürd tiyatro yorumunun kalitesini artırmak için: Dramaturg ile prova sürecini entegre et, oyunculuk atölyeleri aracılığıyla bu estetiğe özgü teknikleri çalış, ve seyirciye bağlam sunan program notlarını ihmal etme. Absürd tiyatro absürd değil, çok ciddi ve çok derin. Bunu hissettiremeyen yorum, özünü kaçırmış demektir.