Büyük teknoloji şirketleri yıllardır kurumsal sorumluluk raporları yayımlıyor, sürdürülebilirlik hedefleri açıklıyor, çeşitlilik taahhütleri veriyor. Bu metinler ne kadar gerçek, ne kadar imaj çalışması? Şahsen bence bu konuda iki yanlış değerlendirme aynı anda yapılıyor. Bir kesim raporları okumadan hepsini boş laf sayıyor, diğer kesim raporları okuyup içeriği sorgulamadan ciddiye alıyor. Halbuki rapor yayımlamak başlı başına yeterli değil, asıl ölçüt sonuç. Bağımsız denetim var mı, hedefler somut mu, sapmalar açıklanıyor mu, üst yönetim ücretlendirmesi bu hedeflere bağlı mı? Bunlar yokken vaatlerin değeri sınırlı kalıyor. Öte yandan eleştirinin de hakkaniyetli olması gerekir. Bir şirketin bütün dünyayı kurtaracağını beklemek de gerçekçi değil; şirket önce paydaşlarına karşı sorumlu, bunun ötesindeki katkılar bonus. Asıl tartışılması gereken: regülasyonun rolü ne, kamu denetiminin yeri ne, gönüllü taahhütlere bel bağlamak ne kadar sağlıklı? Sizin görüşünüz nedir? Hangi alanlarda gerçek ilerleme görüyorsunuz, hangi alanlarda söylem ile sonuç arasında en büyük uçurum var? Tartışmayı belirli isimler üzerinden değil, yapısal eğilimler üzerinden götürelim.