Geçen yılın sonbaharında, yapay zekâ destekli kod tamamlama ve sohbet araçlarını günlük geliştirme akışıma sokmaya karar verdim. Önceden meraktan birkaç kez denemiştim ama düzenli kullanmak başka bir deneyim. Altı aylık gözlemlerimi paylaşmak istiyorum çünkü beklediğimden farklı bir denge oluştu. İlk fark ettiğim şey, küçük yardımcı betikleri yazma süremin gerçekten kısaldığıydı. Bir CSV'yi şekillendiren, bir log dosyasını ayıklayan tip işler için ilk taslağı oluşturmak otomatik gibi geldi. Önceden bu tür işler için on dakika düşünüyordum, şimdi iki dakika içinde bir prototipim oluyor. Ama prototipi doğrulamak ve hataları temizlemek vakti hâlâ var, sadece sıra değişti. Beklemediğim sonuç şuydu: ciddi mimari kararlarda yapay zekânın katkısı çok sınırlı kaldı. Çünkü mimari kararlar bağlam yoğun ve şirket içi kısıtlara bağlı. Bir asistan bunları bilmiyor, ben anlatınca bile yüzeysel öneriler veriyor. O nedenle düşünme yükü hâlâ bende. Bir başka değişiklik: kod inceleme alışkanlığım keskinleşti. Asistandan gelen kodu körü körüne kabul etmek tehlikeli. Bu refleks zaten meslektaş incelemesinde olması gereken bir disiplin, asistan kullanımı bunu pekiştirdi. Kaygım da var: junior arkadaşların asistana erkenden yaslanması, temel kavramları içselleştirmeden çözüm üretmeyi öğrenmeleri uzun vadede zayıflatabilir. Kendi başına bir döngü kuramayan birinin asistanla yazdığı kodu çözmesi de zor olur. Bu konuda mentörlük yaklaşımımı değiştirdim, asistan kullanımını yasaklamıyorum ama yapılan işin temellerini sözlü olarak anlattırıyorum. Genel olarak araçlar bir hız çarpanı, ama düşünme yerine geçmiyor. Kendi rutinime yerleştiğinde verimliliğim arttı, ama dikkat ve disiplin önceden olduğundan daha kritik hâle geldi.