Lisans dördüncü sınıfta bir araştırma grubuna yeni katılmıştım. O güne kadar güvenlik dersini formaliteden ibaret görüyordum. Sınıfta öğrenmek başka, parmağında hissetmek başka. O sabah bir reaksiyon hazırlıyordum. Reaktif su ile temas ettiğinde şiddetli reaksiyon veriyor. Argon altında çalışmam gerekiyordu. Acele ettim, gaz hattını sıkı bağlamadan kapağı araladım. Bir anda beyaz duman yükseldi, şişe parladı, dışarı sıçrama oldu. Gözlüğüm ve eldivenim olmasaydı bambaşka hikâye anlatıyordum. Önce panik yaşadım. Yandaki doktora öğrencisi sakin sakin gelip duşa götürdü, yıkadı. Ekip lideri yanıma geldi, kızmadı, ne olduğunu adım adım yazmamı istedi. Bende kalıcılaşan dersler: Acele etmek aletin bozulması değil, geri dönülmez yaralanma sebebi olabilir. Güvenlik protokolü bir liste değil bir kas. Tekrar yapmadan otomatikleşmiyor. Çevre farkındalığı önemli. Yan masadaki kişinin alanını da biliyor olmalısın. Olay raporlaması cezalandırma değil öğrenme aracı olduğunda kültür değişiyor. O günden sonra reaktif şişesini açmak için bile kontrol listesi okuyorum. Sizin başınızdan geçen ve başkasını uyandırabilecek bir laboratuvar deneyimi var mı?