Yüksek lisansa başladığım dönemde ekipte herkes el yazısı bulgu defteri tutardı. Ben dijital insanım, bir klasör açar, dosyalara isim veririm yeter diye düşünüyordum. Üç yıl bu şekilde gittim. İlk sorun: aynı reaksiyonu altı ay sonra tekrar etmek istediğimde çözücü oranını hatırlayamadım. Protokol vardı ama o günkü koşulları, sıcaklığı, ufak müdahalemi yazmamıştım. Üç hafta neyin değiştiğini aramakla geçti. İkinci sorun: tartıştığım bir hipotezin kayıtsız kalması. Danışmanım o haftaki fikrimi gerekçesiyle yazılı isteyince toparlayamadım. Üçüncü ve en sert pişmanlık: negatif sonucumu sonradan kullanamamak. Başka bir ekip benim bıraktığım yoldan ilerlemek istedi, detay deftere yazılmamıştı. Şimdi nasıl tutuyorum? Hibrit sistem işe yaradı. El yazısı defter ile düzenli senkronize edilen dijital klasöre paralel yazıyorum. El yazısı tarafta anlık fikirler, çizimler, ham gözlem. Dijital tarafta protokol, ham veri, analiz çıktıları. Her gün başına tarih atıyorum. Tarihten bağımsız satır yok. Her deney için hipotez, beklenen sonuç, gerçekleşen sonuç üç ayrı bölüm. Beklenmedik bir şey olduğunda neden fark ettiğimi de not ediyorum. Hafta sonu beş satırlık özet yazıyorum. Haftada yarım saat yatırım yıllarca biriken kayıpları kazanca çevirebilirdi. Sizin defter sisteminiz nasıl?