Son birkaç yıldır işe alım görüşmelerinde junior arkadaşlara Gestalt ilkelerini sorduğumda “bunlar artık eski, design system her şeyi çözüyor” cevabını duymaya başladım. Açıkçası kısmen anlıyorum, çünkü tasarım sistemlerinin standardize ettiği kart, bölüm, padding, alignment kuralları zaten yakınlık, benzerlik ve süreklilik gibi prensipleri gizlice içeriyor. Yani Gestalt ortadan kalkmıyor, sadece görünmez katmana iniyor. Ama ben hâlâ tasarım kararı verirken figure-ground, ortak kader, kapanım gibi kavramları açıkça düşünüyorum. Özellikle veri yoğun ekranlarda, dashboard arayüzlerinde ya da harita üstü etkileşimlerde bu prensipler olmadan yapılan tasarımların kullanıcıyı yorduğunu görüyorum. Aksesibilite tarafında da Gestalt’ı bilen tasarımcılar daha az kontrast hatası yapıyor gibi geliyor. Öte yandan motion design, mikro etkileşim, AI destekli arayüzler gibi yeni alanlarda klasik prensiplerin yeterli olmadığı, ek bir “temporal Gestalt” okumasına ihtiyaç olduğu fikrini de okudum. Belki de tartışma “geçerli mi değil mi” değil, “genişletilmesi gerekiyor mu” olmalı. Uzman arkadaşlara sormak istediklerim şunlar: Sizce Gestalt eğitimini portföy başvurusu öncesi öğrenmek hâlâ kritik mi? Eğer bir junior tasarımcı sadece tasarım sistemiyle çalışıp prensipleri bilmiyorsa, bunu nerede ele veriyor? Modern ekranlarda Gestalt’ın hangi prensibi en sık ihlal ediliyor sizce? Pratik örneklerle yanıtlarsanız tartışma çok zenginleşir.